Her yeni güne 1 tane...

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan bigokyanus
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Sen kendini biliyorsan, bil ki kendini bilmezlerin söyledikleri anlamsızdır. Unutma gereksiz eleştiri sadece gizli hayranlıktır.
 
Keşke noktalama işaretLeri kadar insaflı olsaydı

Parantez içine sığdırmaya çaLıştığımız hayat...

Yeniden yaşamı virgüLLe uzatabiLseydik...
......
Keşke tırnak içine aLınmış hayatLarmız oLsaydı...

Ve üç nokta koyabilseydik tüm sevgiLerin ömrü'ne..
 
"Uyuz biR itin sırtıNdaki pire kadaR mutLuyum ve başını çöpe Soktuğu için kıçı açıkta kaLan bir kedi kadaR tetikteyim.. "Tut ki mutLuyum.. Tut ki ...yıkıLdım.. Sana ne..???
 


ÖDÜNÇ HANÇER ÖLDÜRMEZ BENİ


bir küfür gibi kara
kayış dilini ver
binlerce kez açıklasam da
dilini çözemediğim ihanet
gel bir daha bende dene kendini
ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte
ne ben yenebiliyorum seni
yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden
giden yolları suçlarından arındır
arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler
unutkan şiirler, kopmuş alıntılar
hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla
kendine yazdığın yaşam öyküsü!
ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır
gelme üstüme
boşalmış yeminlerin bileği
ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
ödünç hançer öldürmez beni
ya başka bir silah seç kendine
ya bırak başkasının ellerine
ölüm aşkın işidir
kork benden sevgilim
ahretin olurum senin
bu kadar çok seven öldürmesini de bilir
ben seni
çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
gücümdü güçsüzlüğüm
ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge,
büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat
yanıltma beni, beni bana yakıştır
son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen!
kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak
kör eder hançerini içimin gücü
ölümü göze alan yaşamasını da bilir



Yazar : MURATHAN MUNGAN
 
Can Yücel
Kadın denilen kayıp kıtayı keşfe çıkan milyonlarca erkek, çoğu zaman eli boş dön...er, açık denizlerdeki bu nafile seferlerinden... Keşfettiğini sananlarsa bir süre sonra (belki birkaç sene, belki birkaç saat) ayak bastıkları kıtayı bambaşka bir iklime bürünmüş bulunca, Kolomb sendromuyla "Acaba yanlış kıtada mıyım" telaşına kapılırlar..

Oysa genellikle kıta değildir yanlış olan; kaşifin kıtayı algılayış biçimidir. Asgari topografya bilgisinden yoksun oluşudur. Kıta'nın bazen kaşife göre mevsim değiştirebilen, aynı anda birkaç iklimi bir arada yaşayabilen potansiyelini algılayamayışıdır. Güverteden karanın görünüşüyle, kıtadan kaşifin görünüşü arasındaki farkı kavrayamayışıdır.

Bu pusula hatasından ötürü, kaç erkek olağanüstü bir keşfin kenarından dönmüştür; kaç kaşif, henüz keşfetmediği kıtaları yok sayarak gerçek yüzölçümünü bilmeden yaşadığı bir kıtanın kıyısında tüketmiştir nihayetini kim bilir? Ve kim bilir kaç kıta uzaktan gülümseyerek izlemiştir, çevrede kendisini arayan şaşkın kaşiflerin nafile turlarını!
 
Merhaba arkadaşlar, ttli3

Öncelikle konu içinde paylaşım yapan herkese teşekkür ederim. Emeklerinize sağlık... ttli3

Yalnızca kısa bir not eklemek istiyorum. Zaman zaman açtığımız konular ya da eklediğimiz mesajları arama yapmamıza rağmen forumda bulamadığımız ve bu sebeple tekrar açılması durumları söz konusu olabiliyor. Ancak konu içerisinde çok sayıda tekrar mesaj olduğu için tarih incelemesinden geçirildikten sonra tekrar mesajlar ve forum düzeni gereği ilgili mesajlara verilen yanıtlar silinmiştir. Paylaşımlarımızı forum içerisinde arama yaparak eklersek çok daha faydalı olacaktır. ttli3

Mesajı silinen herkese tek tek bildirim mesajı göndermek zahmetli olacağı için onun yerine buradan belirtmek istedim. Dileyenler silinen mesajları için ilgili konunun linkini benden pm yoluyla isteyebilirler.

Herkese paylaşımlarının devamını dilerim.

Sevgilerimle. actionsmile



Bir derviş bir kucak elmayla bayırlar aşan bir genç kıza rast gelmiş.
Derviş: nereye gidersin o kucağına doldurduğun da nedir? diye sormuş.
Uzak bir tarlayı işaret ederek sevdiğim orda çalışıyor ona elma götürüyorum demiş kız.
Derviş kaç tane ? diye sormuş birden
Kız gayet sakin bir halde demiş ki : - İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç...
............ ..Usulca koparmış derviş zikir çektiği elindeki tesbihini...

Sevgili bigokyanus,

Konu içerisinde en çok etkilendiğim paylaşım bu oldu. Özellikle belirtmek istedim. İlk başta anlayamayıp tekrar okudum. Sanırım o an verdiğim sesli tepkiyi bir daha veremem. Burada zaten yazarak ifade etmem mümkün değil. Harika bir bakış açısı, harika!

Çok teşekkürler.

Sevgilerimle. actionsmile
 
Su Damlalarının Güzelliği


Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki,onlar bunlardan yüz çevirerek üzerlerinde(düşünmeden)geçer giderler.(Yusuf,105)"


sd3tg5.jpg




Her suret Seni göstermeye bahanedir.
Her ayinede görünen Senden nişanedir



sd4yi6.jpg






Her zerre 'Bir'liğini açıkça seslendirmektedir.
Her varlık kudretini ayan beyan dillendirmektedir.
Öyle şiddetli görünüyorsun ki, ışığın gözü kamaşıp Seni perdelemektedir





sd2ss3.jpg






Öyle ZAHİRSİN ki,kimse gözünü Senden ayıramadığı için Seni fark edememektedir.
Sen kudret ve rahmet eserlerini görünür kılmasan, aklımın ayağı dolaşır.
Sen güzel isimlerini aşikar etmesen,ruhum karanlıkta kalır.




sd1bu3.jpg


Görünenler Senin görünmek dilemenle görünür;görünenlerin sırrını aç bana.
Görünenler Senin göstermenle görünür;eşyanın hakikatını göster bana.


665cb1029a9452de51d88a816a23f901.jpg


Senden başkası tanık olmaya değmiyor.;zuhuruna tanık olanlardan eyle beni.
Seni anlatan kelimeler hiç bitmiyor;ayetlerine şahit yaz beni.
Gözlerim Seni görmeye yetmiyor;kalbimde görünür eyle KENDİNİ...


SENAİ DEMİRCİ

herzaman ki gibi yine muhteşemsin, tşk senai demirci
sevgileractionsmile mutlu kalın
 
Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya.
Farkınd...
a olduğum için. Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri.
O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere.
Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim.
En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim.
Geçer dediklerimi geçirdim. Biter dediklerimi bitirdim. Nefret ettiklerimi sildim, geçtim.
Gün oldu; silkindim, yeter dedim.
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana.
Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz.
Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma,
Umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde.
Haddinizi aşmayın ey faniler.
Ben yok olmayı kabullenirken,
Kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken,
Güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır;
Silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden.
Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken,
Yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?
Uğraştırmayın da dağılın hadi.
Dağılın ve gidin, ama bilin. Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verilecek cevabım da vardır lakin lafa bakarım laf mı adama bakarım adam mı diye…

Hz Mevlana
 

Rubai

Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...


Nazım Hikmet Ran



 
Düşün...
Kim üzebilir seni , senden başka
Kim doldurabilir içindeki boşluğu
sen istemezsen?
Kim yıkar , yıpratır seni, izin
vermezsen ?
Kim mutlu edebilir seni , sen
hazır değilsen ?
Kim sever seni , sen kendini
sevmezsen ?
Her şey sende başlar , sende biter
Yeter ki yürekli ol.
TÜKENME; TÜKETME !

Alıntıdır...
 
.CAN DÜNDAR
Evlilik , inanmadığım halde içerisinde 17seneyi bitirdiğim bir kurum benim
için..... 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni
zamanda da...
Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de kuruma inanmamaktan
geçiyor.
Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan...
Nedir bu dayatmalar?
Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması , eğitim seviyesinin erkeğin
lehine yada en azından eşit olması bunların sadece ikisi...
Olmaz,yürümez diyor toplum...
Erkek yaşça büyük olmalı ki, kadına 'höt' dediğinde oturmalı kadın...
Ya da yumuşatıyorlar;
Efendim kadın erkekten önce çöktüğ ü için (hani doğum felan) küçük olmalıymış
yaşı...
Eğitimde de böyle..
Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş,evde kalmakmış layıkı ....
EŞiM BENDEN 2 YAŞ BÜYÜK; ne 'höt' dememe gerek kaldı 17 senede, ne de
benden önce çöktü...
Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,
-'Ooo Can bey kapmışsınız çıtırı 'esprilerine muhatap dahi oldum.
EŞiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..
Ne o bana bilmişlik tasladı , ne ben ona ezik baktım...

Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der
Halil Cibran...

Bunu unutmadık biz.
Ben konuşurken o dinledi,ben dinlerken o konuştu 17 sene. O öfkeliyken
ben, ben öfkeliyken o 'haklısın bitanem...'dedik,
Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de dedik fikrimizi
savunurken.
Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, aynı amaç için savaşan
neferlerdik bu hayatta...
Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiği
kadar aldık..
Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan karşı
cins diye sorgulamadık da ama...
Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven'... Ve güvenin ardına
saklanmış bir 'saygı' vardı daima...
Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...
Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yaşayacaktık...
Bir gün öyle bir girdik ki birbirimiz e, ben ilk kez odamın
dışında yattım bi gece, misafir odasında...

Gece yarısı kapı açıldı eşim;
-Ne yapıyorsun burda?' diye sordu kapının eşiğinden, 'uyuyorum' dedim buz gibi bi sesle...
Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elinde yastıkla... 'kay yana' dedi
daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?'dediğimde 'benim yerim senin yanın, sen
gelmezsen ben gelirim' dedi...
Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine kadar sürecek...
Ve bence doğrusu da bu...Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde
kavga ettik, yatak odamız hariç..
Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize...
Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41 inci
çift olacaktık o listede...
Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Nede olsa bizim
oyunumuzdu, oynanan...
Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bi oyun bence...
Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne de
bizim sözlerimizle...
Sadece gönlünüzden geçtiğince ...Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun ;

'...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mi büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün
Evrene karışırcasına.Çünkü ömür dediğimiz şey,
hayata sunulmuş bir armağandır.Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana...'
 
Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa birde
Hele tertemizse gönlün
......Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse...
Yaşamak güzel şey,
Çok güzel şey doğrusu!!!

Alıntıdır...
 


Sözlerin bittiği yerde tek bir kelime takılır dilimize (NEDEN)....
 
çok sevdiğim bir şiirin bir parçasıda benden, her ne kadar yazarını çok sevmesemde...

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
 
Bio'cum yok, yerini boş bırakmamak lazım dedim :))

E olunca da Can Baba'dan olsun :)
ÖZLEDİM SENİ..

özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....



Yazar : CAN YÜCEL
 
Sevmek ..
Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür.

Onu kurtarmaya...... karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar.
Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar.
Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler.
Ama Hintli adam söyle der:
"Sokmak akrebin doğasında vardır.
Benim doğamda ise sevmek var.
Neden sokmak akrebin doğasında var diye
kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?"

Sevmekten vazgeçmeyin,

iyiliğinizden vazgeçmeyin;

etrafınızdaki akrepler sizi soksalar da

Alıntıdır...
 
SÖYLEDİKLERİNİZE DİKKAT EDİN; düşünceleriniz olur...

DÜŞÜNCELERİNİZE DİKKAT EDİN; duygularınız olur...

DUYGULARINIZA DIKKAT EDIN; davranışlarınız olur...

DAVRANIŞLARINIZA DİKKAT EDİN; alışkanlıklarınız olur...

ALIŞKANLIKLARINIZA DIKKAT EDIN; değerleriniz olur...

DEGERLERİNİZE DİKKAT EDİN; karakteriniz olur...

KARAKTERİNİZE DIKKAT EDIN; kaderiniz olur...
 
GARFİELD FELSEFESİ
Madde 1 : İnsanlar yorgun doğar, dinlenmek için yaşar.
Madde 2 : Çalışmak yorar.
M...adde 3 : Gündüz dinlen ki gece rahat edesin.
Madde 4 : Yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.
Madde 5 : Yarın yapabileceğin işi bugün yapma.
Madde 6 : Bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.
Madde 7 : Dinlenen birini görünce otur ona yardım et.
Madde 8 : Oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.
Madde 9 : Tembellikten kimse ölmemiş.
Madde 10 : Çalışma isteği duyunca biryere otur isteğin geçmesini bekle. :)

Alıntıdır...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst