Kavga Edemiyorum.

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan onLy
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Öfkenin iyisi kötüsü dozu sağlığı bilmem neyi olmaz. Öfke öfkeyi doğurur. Biri sana öfke ile bağırdığında ona sende bağırarak sadece öfkeyi güçlendirirsin. Bu kendini korumak değildir. Kendini korumanın çok başka yolları vardır. Berilce'nin bahsettiği sakin güç mesela. Bunu sadece akıllı insanlar yapar.
 
Açıkçası only seninle aynı sorundayım , ben de kavga etmek istiyorum , kendime daha fazla güvenmek ve bana haksız yere laf edenlere hakkını bildirmek . Bunun için ama kaba kuvvet kullanmak değil amacım lafla ağzının payını vermek .

Umarım başarırız , kavgayı sen başlatma bence , seninle kavga edene de hakkını bildir . Şimdiden oğluma aynını söylüyorum , sana vurana sen de vur ama bana ağlama , oğlum henüz 2,5 yaşında ve 5 para etmez insanlar tarafından ezilmesini istemiyorum.

Ama kız arkadaşınla yürürken biri dik dik bakmış yok laf atmış , bunlar kavga için basit sebepler ve sen lütfen basit olma , o seviyesizlerin seviyesine düşme , sana vurana sen de vur , benim görüşüm bu.
 
12 yıldır lisanslı profesyonel boksörüm.Bir iki kez kendimi savunma amacıyla dövüşmek zorunda kaldım.Dövüşebilmek için zeki olmak gerekir ki zaten zeki insan nadiren dövüşmek zorunda kalır.Bahsedildiği gibi mücadele sporları disiplin ve insanlara saygı temeli üzerine kurulmuştur.Yine de birkaç tavsiye isterseniz eğer şunları söyleyebilirim..Haksız olmadığınız halde haksız yere sizi kavgaya çekmek isteyen insanlar zaten karakter itibarı ile zayıf,kendine güvensiz,kendisini önce kendine sonra da çevresine fiziksel güç gösterileri ile kanıtlama gereği hisseden sorunlu insanlardır.Siz zaten bu durumda ondan bir adım öndesiniz demektir.Boy,kilo,fiziksel özellikler vb. kriterleri önemsemeyin.Herşey soğukkanlılık ve stratejiden ibarettir.Durum ve şartlar ne olursa olsun herşey olaya bakışla ilgilidir ve sonucu bu belirler.Bunu da bir iş gibi görmelisiniz,hergün yaptığınız yürümek,konuşmak gibi.Bana göre hayatın her alanında bu böyledir.Kazanmanız gereken bir mücadele varsa planınızı yapar ve harekete geçersiniz,olayın gelişmesi ve sonucu şu yada bu şekilde kendiliğinden gelir.Siz elinizden gelenin en iyisini yapmışsınızdır ve sonuç ne olursa olsun bu sizi tatmin etmeye yetmelidir.Çünkü hiçbirşey yapmadım değil birşeyler yaptım diyebiliyorsunuzdur..Yaşınız spora başlamaya elverişli,bence beğendiğiniz ve yapabileceğinize inandığınız herhangi bir branşla ilgili çalışmalara başlayın.Bir spor salonuna kayıt olabilirsiniz.İmkanınız yoksa internetteki görsel tanıtımları izleyerek yakın bir arkadaşınızla birlikte soft antremanlar yapabilirsiniz.Bu sayede özgüveniniz artacak ve yüz yüze gelme korkunuz azalacaktır.Eğer disiplinli bir şekilde ve ehil eğiticilerin gözetiminde bir spor salonunda bu çalışmalara başlarsanız bir müddet sonra emin olun herşeyden önce gülüp geçmesini öğrenirsiniz ki bu kavga etmekten çok daha zordur.Sorunlu bir insana ceza vermek istiyorsanız bunun en ağırı onun istediği şeyi yapmayıp kendini bu şekilde tatmin etmesine engel olmanızdır.Kavgasız ve herşeyden önce kendinizle barışık bir hayat dileğiyle...


Sevgili fedor,

Bİr profesyonele yakışır harika tavsiyeler.
Yazını okudum ve çok hoşuma gitti.Tebrik ediyorum.

 
Açıkçası only seninle aynı sorundayım , ben de kavga etmek istiyorum , kendime daha fazla güvenmek ve bana haksız yere laf edenlere hakkını bildirmek . Bunun için ama kaba kuvvet kullanmak değil amacım lafla ağzının payını vermek .

Umarım başarırız , kavgayı sen başlatma bence , seninle kavga edene de hakkını bildir . Şimdiden oğluma aynını söylüyorum , sana vurana sen de vur ama bana ağlama , oğlum henüz 2,5 yaşında ve 5 para etmez insanlar tarafından ezilmesini istemiyorum.

Ama kız arkadaşınla yürürken biri dik dik bakmış yok laf atmış , bunlar kavga için basit sebepler ve sen lütfen basit olma , o seviyesizlerin seviyesine düşme , sana vurana sen de vur , benim görüşüm bu.

sevgili bigokyanus, oğluna sana vurana sende vur inancını aşılarsan, o çocuk hayatı boyunca kendisine vuran, kendisinin de o kişiye vurmak zorunda kalacağı nice şahıslar çekecektir. çekim yasası ile sabittir.

böyle bir çekirdek inanç ile yetiştireceğine, hayatına tüm güzellikleri, sağlığı, huzuru, bereketi, refahı çekmesini söylesen, çok daha mantıklı, çok da yararlı olmaz mı?

o henüz 2.5 yaşında. o nasıl bir yaş biliyor musun? bilinçaltının en açık olduğu zamanını yaşıyor. 0-6 yaş arasındaki, özellikle 2 ve 5 yaş arasındaki çocuklar fotografik zekaya sahiptir. gördüğü bir karenin fotoğrafını çeker ve en küçük ayrıntıyı dahi kaydeder. lütfen ona bu yaşlarda daha güzel, daha olumlu şeyler öğret. eğitim ailede başlar. ağaç yaş iken eğilir. sen ona ne öğretirsen, onu alır.

sevgi, saygı, onur gibi kavramları öğrenmesi, hem onun hemde bütünün en yüksek hayrına olur :)
 
Burada fikirlerini beyan eden her üyenin geyşalık noktasında ki erdemli davranışlarından ötürü tebrik ediyorum ancak arkadaşın hissiyatını anlamanıza olanak vermiyorum .
Bu tam olarak bastırılma ve yeti duygusu , arkadaş kendini bilinçaltı noktasında bu konuda eksik görmüş , vede testesteronu ( ki bu genetiğimizin ezelden beri otonom kromozomlarla taşıdığı nadide hormonlardan biri ) bunu yapması konusunda onu sürekli olarak destekliyor .
Aksine bundan kaçması çok saçma ve anlamsız yani kavga etmemesi ..
Ayrıca yazımı bu noktaya kadar okuyan bayan okuyucular eminim ki benle aynı şeyleri düşünmeyeceklerdir .
Çünkü onlarda bizim sahip olduğumuz oranda testesteron bulunmamaktadır .
Bunu temel bir ihtiyac olarak görülmediği takdirde de baskılanmış emprikleşmiş duygular sürekli alelade bilinç altına işlenecektir .
Sevgiler .

Söylediklerin içinde anlayamadığım nokta bunun temel bir ihtiyaç olarak görülmesi gerektiğine ilişkin fikrin. Açıklarsan sevinirim.

Sevgiler.
 
öncelikle iyi aksamlar. kendimi tanıtayım 15 yaşında 185 boyunda 63 kiloda bir gencim.

benim sorunum kavga edememek . aslında kavgadan korkmuyorum veya kavgada alıcağım hasardan. birçok kez kavgayla burun buruna geldim sonuna kadar atarımı yaptım ama bir türlü olmadı.kavga kötü birsey diyeceksiniz ama bunu yaşayarak öğrenmek istiyorum. bu konuda yardımlarınızı bekliyorum

:D .. hangi şehirde yaşıyorsun ?

gel mersin demirtaşa köşe başında duran her hangi bir adama ne bakıyorsun de

zaten tanımıyorsan ve ona bakıyorsan konuşmana gerek yok .. y789
 
Biz de testesteron olmayabilir ama, aslında kadınların -okuduklarımdan hareketle söylüyorum- cinayetleri
daha hınç yüklüdür. Bunu kadın erkek ayrımına dayandırmak anlamsız, çünkü seri katillarin olmadığı ülkemizin
dışına uzanırsak; uzak bir ülkede masum görünüşlü bir hemşirenin yaşlı hastaları bir iğneyle ölüme gönderdiği
bir dizi cinayeti hatırlıyorum!... Beynimiz bize niye verilmiş, özgür irade nedir? neyi seçmeliyiz?
Şiddet şiddeti doğurmuyor mu? Sonra biz ölümsüz değiliz, yaşlanıyoruz, et, kan ve kemikten oluşuyoruz, hepsi bir
gün çürüyüp dağılacak, aman kavga edeyim, kendimi ezdirmeyeyim derken, ölebiliriz de!...
Mitterrand'a atfedilen bir deyim vardır; "Sakin Güç"...
Bence bu gücü arayıp bulmalıyız neredeyse, şiddetin olmadığı bir yer, ülke istiyorum ben, sağduyu ve akıl sahibi
herkesin aynı inancı paylaştığına da eminim!...
Vermiş olduğunuz örnekler sosyopat insanlardan
Onların fizyolojisi biz gibi işlemez .
Onlar doğuşlarından meyillidir dediğiniz eylemlerde bulunmaya ( bu duruma zaten naturalbornkillers) adı veriliyor .
 
ben seni anlıyorum her ne kadar yanlış bulsam da, insanlar da bana bağırabiliyor, hakaret edebiliyor, bunlar doğru davranışlar değil ama karşılarında sessiz ezik durmak da insana kendini çok kötü hissettiriyor, ben de içimde öfke duygusunu hissedebilmeyi biraz isterdim aslında, çünkü öfke de dozunda olduğunda oldukça natürel ve gerekli bir duygu psikolojimiz için. İnsanlara sinirlendiğimde ben de tepkimi sert ve net bir biçimde koymayı istiyorum, bu sadece fiziksel olarak kavga değil, psikolojik anlamda da şiddete maruz kalabiliyoruz ben bunu çok yaşadım, birileri beni incittiğinde sessiz kalıp ezilmişliği kabul etmek istemiyorum. Gözünü karartıp yapacaksın, başka yolu yok, kendine bu konuda güvenin geldiğinde bunu sen kendin kontrol eder olursun, ve eminim insanları haksız gereksiz yere incitmezsin.

Sert tepki verdiğinizde bazen haklı olsanız bile kaybedebiliyorsunuz, işimiz gereği işyerinde ve özellikle bu günlerde sürekli toplantı yapılıyor. Bazen o kadar geriliyordum ki eve geldiğimde dayak yemiş gibi hissediyordum kendimi, bir de içinizde biriktirip sonradan patlamak daha da kötü, aramın gerçekten bozuk olduğu birine karşı, en azından ses tonumu yumuşatarak karşı çıktım son toplantıda, sanırım telkinlerinde üzerimde etkisi oldu diye düşünüyorum!...Dün yine kendi aramızda mini bir toplantı yaptık, baktım bir kaç kere gözgöze geldiğim vatandaş, gözlerime daha bir yumuşak bakıyor... "Şans aslında fırsatlara hazır yakalanmaktır", iş hayatında da (özel hayatınız da da, hepsi bir bütün) öfkenizi kontrol edemezseniz kaybeden siz oluyorsunuz, yaptınız her türlü özveriyi, ılımlılığı, baktınız olmuyor, o zaman bu karşı tarafın içinden kaynaklanan bir şeydir deyip, sessizce yolunuza devam edebiliyorsanız, sonradan düşününce iç huzuru yaşıyorsunuz... Size karşıdan hiçbir neden olmadan dik dik bakan biri zihinsel özürlü, tuhaf, ya da evinde birileriyle kavgalı, sorunlu bir tip olabilir (daha önce yazılan ifadeye değinmek istedim), ya da arabanızla giderken size yol vermeyebilir, bir anlık bir öfkeyi kontrol edemezseniz, o arabayı kullanan kişiden size zarar verici bir şey olabilir, hatta ölebilirsiniz, mobese'nin kaydettiği böyle bir olay hatırlıyorum. Mağara devri çoktan geçti ve biz ilkel insanlar değiliz, yaşam ise çok değerli bir hediye!...blook
 
Vermiş olduğunuz örnekler sosyopat insanlardan
Onların fizyolojisi biz gibi işlemez .
Onlar doğuşlarından meyillidir dediğiniz eylemlerde bulunmaya ( bu duruma zaten naturalbornkillers) adı veriliyor .

Bir cinnet sonucu işlenen cinayetlerin ve her türlü şiddetin sadece Sosyopat insanlar tarafından işlendiğini düşünmek hayalidir, şiddet duygusunu tür'ün devamını sağlamak üzere aslında Amigdala (beyindeki bir bölge) bölgesinin kontrol ettiğini biliyormuydunuz? Amigdala'sını ne kadar kontrol edebildiği sürece insanların başarılı olduğunu biliyormuydunuz?
Beyin bir bilmece, özellkile ilkel beyin, bir insan ne kadar okursa okusun, korteksi ne kadar gelişirse gelişsin, bilinçaltı yani ilkel beyin bir çok konuya son noktayı koyuyor!... Biz bir toplum hayatı içinde yaşıyoruz, duygularımızı, güdülerimizi, isteklerimizi, korkularımızı kontrol etmek zorundayız!... Freud zaten bilinçaltı kavramını ortaya attığında güdülerin bastırılmasında bir toplum hayatı içinde yaşayan bireylerin bunaltılarına işaret etmişti, yani temel içgüdülere!... Şiddet ise aslında korku kaynaklı bir şey ve insanın kendini temel olarak tehdit altında hissetmesine dayalı...Yani biz uygar insanlar olarak her gün seçim yapıyoruz, uygar olmayı da seçebiliriz, bir vahşi gibi hareket etmeyi de "Seçim Size kalmıştır"...blook
 
sevgili bigokyanus, oğluna sana vurana sende vur inancını aşılarsan, o çocuk hayatı boyunca kendisine vuran, kendisinin de o kişiye vurmak zorunda kalacağı nice şahıslar çekecektir. çekim yasası ile sabittir.

böyle bir çekirdek inanç ile yetiştireceğine, hayatına tüm güzellikleri, sağlığı, huzuru, bereketi, refahı çekmesini söylesen, çok daha mantıklı, çok da yararlı olmaz mı?

o henüz 2.5 yaşında. o nasıl bir yaş biliyor musun? bilinçaltının en açık olduğu zamanını yaşıyor. 0-6 yaş arasındaki, özellikle 2 ve 5 yaş arasındaki çocuklar fotografik zekaya sahiptir. gördüğü bir karenin fotoğrafını çeker ve en küçük ayrıntıyı dahi kaydeder. lütfen ona bu yaşlarda daha güzel, daha olumlu şeyler öğret. eğitim ailede başlar. ağaç yaş iken eğilir. sen ona ne öğretirsen, onu alır.

sevgi, saygı, onur gibi kavramları öğrenmesi, hem onun hemde bütünün en yüksek hayrına olur :)

Teşekkür ederim ama çocuğun olduğunda beni daha iyi anlarsın , kaba kuvvet acizliktir kavramlarıyla büyümüş ve çok dayak yemiş biri olarak çocuğumun ezilmesini istemiyorum. Çocuklar arasında çok kavga ve dayak oluyor , büyümeleri için şart . Ama kendine güvenleri dayak yememelerinden geçiyor ve ezilmemekten , elbette onur gibi kavramları da aşılamaya çalışıyorum .
 
Teşekkür ederim ama çocuğun olduğunda beni daha iyi anlarsın , kaba kuvvet acizliktir kavramlarıyla büyümüş ve çok dayak yemiş biri olarak çocuğumun ezilmesini istemiyorum. Çocuklar arasında çok kavga ve dayak oluyor , büyümeleri için şart . Ama kendine güvenleri dayak yememelerinden geçiyor ve ezilmemekten , elbette onur gibi kavramları da aşılamaya çalışıyorum .


onur gibi kavramlar iyi hoş güzel tabi ama .. doğru söylüyorsun .. ezilmemek .. vurana vuracaksın .. dürüst olmak sadece dürüst olup ezilmek değil .. hem dürüst hem hakkını yedirmeyen bir birey olarak ta yetiştirebilirsin vs. yani uzun lafın kısacası çocuğa haklarını savunmak burada hakkını vermeyeni dövmek demiyorum lafı yine birileri başka taraflara çekecektir ama kendini savunmasını bilmeli ..
 
Bir cinnet sonucu işlenen cinayetlerin ve her türlü şiddetin sadece Sosyopat insanlar tarafından işlendiğini düşünmek hayalidir, şiddet duygusunu tür'ün devamını sağlamak üzere aslında Amigdala (beyindeki bir bölge) bölgesinin kontrol ettiğini biliyormuydunuz? Amigdala'sını ne kadar kontrol edebildiği sürece insanların başarılı olduğunu biliyormuydunuz?
Beyin bir bilmece, özellkile ilkel beyin, bir insan ne kadar okursa okusun, korteksi ne kadar gelişirse gelişsin, bilinçaltı yani ilkel beyin bir çok konuya son noktayı koyuyor!... Biz bir toplum hayatı içinde yaşıyoruz, duygularımızı, güdülerimizi, isteklerimizi, korkularımızı kontrol etmek zorundayız!... Freud zaten bilinçaltı kavramını ortaya attığında güdülerin bastırılmasında bir toplum hayatı içinde yaşayan bireylerin bunaltılarına işaret etmişti, yani temel içgüdülere!... Şiddet ise aslında korku kaynaklı bir şey ve insanın kendini temel olarak tehdit altında hissetmesine dayalı...Yani biz uygar insanlar olarak her gün seçim yapıyoruz, uygar olmayı da seçebiliriz, bir vahşi gibi hareket etmeyi de "Seçim Size kalmıştır"...blook
Cinnet boyutuyla olayı çok bağdaştıramadım . Aynı zamanda bahsettiğiniz amigdalanın binlerce işlevinden sadece biridir vermiş olduğunuz örnek. Amigdalanın asıl olayı difüzyonal tepkimelerde ki basınç farklılıklarını dengelemek , sahip olduğunuz alışkanlıkları korumak ve de tehlike sezildiği anda kontrolü devralmaktır . Ancak halen şu konuda ısrarcıyım : Beynin herhangi bir konuda kendisini bastırılmış hissetmesinin çok büyük sorunlara yol açacağı .
Bu sadece konuda ki gibi kavga olmak zorunda değil .
Ancak bana kalırsa kavga daha kilit bi durum sebebini bir önceki mesajda da belirttiğim gibi tamamıyla hormonların patlama çağı ve de siz genetiğinize işlemiş bütün dürtüleri baskılıyorsunuz .
Amacım şuda değil " Herkes birbirini parçalasın , kavga kıyamet olsun "
Ancak bu yaşta ki bir arkadaş eğer ki kavgayı bir uç nokta (erişilemez kinetik) olarak görüyorsa , bu korkusunu aşmalıdır .
Sevgiler
Hayırlı geceler .
 
konunun öncesine dönmeyeceğim, dalakada; yorumunuzun son kısmına hak veriyorum ama bu, sportif faaliyetlerle tezahür etmelidir. Konuyu açan arkadaşım kum torbasıyla haşır neşir olursa, eminim ki kavga etme isteği kendini kaybeder...
 
berilce ve dalakada arkadaslarım karsılıkı yorumlarınızı defalarca okudum ama hala birşey anlamadım :D
bigokyanus abi aynı şeyleri düşünüyor olmamıza sevindim :)
ayrıca okulda ilk kavgamı ettim kısaca anlatayım.
hakan sıra arkadasıma sert bi şekilde tokat attı. o an birsey oldu cesaret patlamasımı diyeyim göz kararması mı anlayamadım.sınıftan dısarı cıkardım ve 2-3 yumruk attım cocuk dengesini kaybetti ve orada hoca bağırdı.hakan iceri kactı ben müdürün yanına gittim haklı ben olduğum için ceza almadım.bu zamana kadar hep alttan aldım bazen sert çıktım ama kavga etmedim, bu ilk kavgamdı. kavgadan kacmak bizi daha huzurlu yapabilir ama emin olun ki o ezilme duygusunu yaşamak yerine 100 kez dayak yemeyi tercih ederim

ü
 
berilce ve dalakada arkadaslarım karsılıkı yorumlarınızı defalarca okudum ama hala birşey anlamadım :D
bigokyanus abi aynı şeyleri düşünüyor olmamıza sevindim :)
ayrıca okulda ilk kavgamı ettim kısaca anlatayım.
hakan sıra arkadasıma sert bi şekilde tokat attı. o an birsey oldu cesaret patlamasımı diyeyim göz kararması mı anlayamadım.sınıftan dısarı cıkardım ve 2-3 yumruk attım cocuk dengesini kaybetti ve orada hoca bağırdı.hakan iceri kactı ben müdürün yanına gittim haklı ben olduğum için ceza almadım.bu zamana kadar hep alttan aldım bazen sert çıktım ama kavga etmedim, bu ilk kavgamdı. kavgadan kacmak bizi daha huzurlu yapabilir ama emin olun ki o ezilme duygusunu yaşamak yerine 100 kez dayak yemeyi tercih ederim

ü

Bravo sana , cesaretini takdir ettim ama cesaretle kavgacı biri olmak farklı kavramlar. Farkındalıkla , kendini geliştirerek , gücünü yersiz kullanmayarak daha da olgunlaşırsın .
Kendine güvenmek her şeyin temeli...

Bu arada abi de oldum sayende :)
 
berilce ve dalakada arkadaslarım karsılıkı yorumlarınızı defalarca okudum ama hala birşey anlamadım :D
bigokyanus abi aynı şeyleri düşünüyor olmamıza sevindim :)
ayrıca okulda ilk kavgamı ettim kısaca anlatayım.
hakan sıra arkadasıma sert bi şekilde tokat attı. o an birsey oldu cesaret patlamasımı diyeyim göz kararması mı anlayamadım.sınıftan dısarı cıkardım ve 2-3 yumruk attım cocuk dengesini kaybetti ve orada hoca bağırdı.hakan iceri kactı ben müdürün yanına gittim haklı ben olduğum için ceza almadım.bu zamana kadar hep alttan aldım bazen sert çıktım ama kavga etmedim, bu ilk kavgamdı. kavgadan kacmak bizi daha huzurlu yapabilir ama emin olun ki o ezilme duygusunu yaşamak yerine 100 kez dayak yemeyi tercih ederim

ü

aferin, memleketi kurtardın...
 
Bir insanın bir metni defalarca okuyup hiçbir şey anlamamasına sebep, belki bizim çetrefilli bir uslüp kullanmamız olabilirdi... Ama bu örnekte "bilinç" ile ve "doğru dikkat" (Bigokyanus abi!...), ile ilgili olduğu açıkca görülüyor nasıl isterseniz öyle davranabilirsiniz, bu yaşam sizin...Yaşam güzelliklerle, başarılarla, huzurla dolu olduğunda bana daha iyi geliyor nedense!...
 
Konu kavga edemiyorum ama etmek istiyorum da olmuyor gibi bi ayrıntıyla başlamış o konuda tavsiye veremicem ama benim kavga etmemekle ilgili uzun zamandır uyguladığım ve çok işe yarayan bi yöntemim var adına " Buzluğa koyma yöntemi" diyorum. her sinirlendiğimde yada beni kızdıran öfke duymama neden olan insanları bir buzdolabı poşetine koyup buzluğa koyduğumu ve orada donduğunu imgeliyorum ve inanılmaz işe yarıyor. Şimdi hepimiz enerjiyiz ve enerjimizle büyütme küçültme gibi bir yeteneğimiz var daha doğrusu yetenekten de öte bu evrenin kanunları gereği böyle, bi duruma yada birine kızdığınızda ona enerji yükleyerek onu olduğundan daha da büyük bi hale getiririz ki enerjiyi en çok besleyen şey duygulardır öfkede çok büyük bir duygu o nedenle ben kişiyi hemen buzluğa kaldırıyorum :) ama bi püf noktası var o buzlukta yani dondu öyle kabul etmek şart hakkında konuşmak yok, durumu konuşmak yok, etrafın konuşmasına izin vermek yok çünkü aslında kişiyi değil tabiki durumu o enerjiyi dondurup büyütmüyoruz ben dondurdum diyip konuşup durursanız sadece lafta kalır bunu sürekli yapıyorum diyelim ki iş yerinde biri dedikodumu yaptı bende duydum ve çok sinirlendim onu derhal buzluğa kaldırıyorum görüş alanımdan çıktığı için giderek enerjisi yok oluyor aksi bi durumda gider hesap sorar sağda solda konuşur yeni olumsuz durumlara yol açmış olurum ben durumu dondurarak hem kendi rezonans alanımı koruyorum hemde kendi sağlığımı sevgilimle tartıştık diyelim hemen buzluk :) susuyorum enerji küçülüyor daha hiç bir kavgamız yokki tartışmadan sonra arayıp özür dileyerek bitirmemiş olsun :) zaten bu yöntem oturunca sinirleri alınmış gibi dolaşıyorsunuz sizin rezonansınız pozitif bir enerjiyle dolunca etrafınızda negatif alan oluşumu engellenmiş oluyor zaman içinde hiç kavga yada sinirlenme halleri rezonans alanınıza ulaşamamış oluyor bi nevi genel temizlik yapmış oluyorsunuz tavsiye ederim. Sevgiylee :))
 
bu konuyu hortlatmış olucam ama yorumları okurken biraz sinirlendim öncelikle kimse bu arkadaşı anlamaya çalışmıyor çünkü oradaki kavga yazısına odaklanmışlar ve bu yazıyı görünce kavga kötü bişey yapmamalısın fikrini ortaya koyuyorlar diyorsunuzki herşeyi konuşarak ve şiddet kullanmadan çözün siz birisine şiddet uygulamassanız oda size birşey yapmaz mantığı ile yaşıyorsunuz malesef hayat bu kadar toz pembe değil ve insanlarda bu kadar iyi ve medeni değil bu kavga süreci ilk okulda başlıyor büyük balık küçük balığı yer kuralı doğduğumuz andan itibaren işliyor daha 2 yaşında bebeklerin bile birbirlerine vurmaya çalıştığını görmüşsünüzdür işte herşey burda değişiyor sessiz sakin olup karşındakinden korkan kişi hayatı boyunca kendini ezik hissetmeye mahkum olarak yaşıyor nedenmi çünkü aile ona kavgadan kaçmasını kavganın kötü bişey olduğunu sentezlezlemiş bunu kendimden biliyorum kavga etmeyi sevmem hatta nefret ederim kimseye zararım olmaz sessiz sakin biriyimdir ama birileri gelir inatla bana burmaya beni aşağılamaya başlar çünkü ben karşılık veremem çünkü ailemden öyle görmüşümdür beni aşağılayan kişileri kaç kere sözle uyardım bu davranışlarının nedenini sordum bu soruyu sorunca biran afallıyorlar çünkü nedenleri yok sadece eğlence ve kendi egolarını tatmin etmek için yapıyorlar ve tipine gıcık oldum canım sıkıldı vs.. gibi saçma sapan cevaplar veriyolar şuan lisedeyim ve aynı davranışları bana yapan insanlar burdada var bir arkadaş vardı daha lise1 de iken sürekli birilerine sataşıp duruyordu 1 yıl sonra bizim sınıfa yeni biri biri geldi bu herkese bulaşan tip onada bulaştı bu çocuk önce onu uyardı ama fayda etmedi sonra tekrar herkese vuran çocuk bu yeni gelen çocuğa yine vurdu ve çenesine yumruğu yedi şuan o herkese bulaşan çocuk bize hala vurmaya devam ediyor ama o yumruk yediği çocuğa yalakalık yapıyor peşinde dolaşıyor sonuç: herzaman sözler işe yaramaz bu dünyanın gerçeği istesende istemsende kendini ezdirmemek için bu şiddet yolunu kullanacaksın
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst