my diary

selam günlük,

çalışmalarım devam ediyor. çekirdek inanç telkinlerinin etkisi, sitedeki telkinlerden daha yavaş. daha detaylı olduğundan mı acaba? yoksa hepsini aynı anda dinlediğim için mi?sitedeki telkinleri dinlediğimde bir hafta içinde müthiş değişim gözlemiştim..

bu ara mutsuz uyanıyorum. mutsuz rüyalar yüzünden belki. yalnız olduğumu düşünüyorum. yalnızım da zaten. ama yalnızlık o kadar da kötü birşey değil ki? ben varım. değişimi sağlayacak olan benim. hala kimi bekliyorum? neyse mutsuz uyanınca koşup salona geçiyor ve olumlamalarımı okuyorum. bazen hemen sakinleşirken bazen içimdeki hüznü gönderemiyorum..

ne kadar hüzünlü de olsam her gün kendime 3 adet şeyi yapacağıma dair söz veriyorum ve bunları ne olursa olsu yapıyorum. bugün 5. günüm.ertelediğim pek çok işimi yaptım. yapmaya da devam ediyoruum. aa o kadar çok şeyden sorumluyum ki bazen niyetlerimi yerine getirirken zorlanıyorum. yine de iyi bir yöntem. sanırım bu yöntemi ev işleri ile ilgili uygulamaktan vazgeçip sanırım kendimle ilgili ihmal ettiğim şeylerde uygulasam çekirdek inanç çalışmalarımda belki daha hızlı sonuç alacağım. en azından ikisi kendimle ilgili olsun. kendimi değersiz hissetmek en büyük sorunum benim. ben kendime değer vermeyince bu durum büyüyor ve etrafımdakiler de değer vermiyor. yani sorun büyüyor.

bu arada betül özcan demirin blogunu keşfettim. oradan da öğrenmeye devam ediyorum..

şimdilik böyle.. yolculuk devam ediyor..
 
merhaba,
biraz kıpırdanma hissediyorum sanırım içimde. sanırım yavaş yavaş bir farkındalık oturuyor. nasıl oluyor bilmiyorum ama. içimdeki çocuk korkmadan konuşuyor sanki benimle. bazen mızmız oluyor, ama küsmüyor artık. şu olumlamalar mucize gibi. ihmal etmeden sık sık konuşmalı insan kendi ile, güzel şeyler söylemeli, ruhunu onurlandırmalı. başkalarından beklersek güzel sözleri çooook bekleriz. en iyisi duymak istediklerimizi kendimiz söyleyelim. inanın çok işe yarıyor..sadece vazgeçmeden söylemek lazım.
bir de daha cesur mu oluyorum ne? emin olamıyor ki insan.. bana öyle geliyor.
son olarak işyerinde yaşadığım çoooook büyük sıkıntı da çözülmek üzere. yarın kesinleşecek. tezahür ettirmenin sırrı mı ne?
şükürler olsun.
 
en son görüştüğümüzde içimde bir dinginlik vardı. yine istikrarı sağlayamadım. dalgalıyım..

az önce eşimle tartıştık. çünkü kendimi eş gibi hissetmiyorum, annesinin kuması gibi hissediyorum bu hislerim de geçmiş değil.
herkesin ilişkisi mi böyle? yoksa ben mi abartıyorum. eşime haftasonu bir günü anne ve babasına ayırdı ise bir günü de bize ayırmasını söyledim. nefessiz kalıyorum çoğu zaman. boğulacak gibi oluyorum. sanki hayatımın kontrolü bende değil.

dışardan bakıldığında sağlıklıyım, işim var, eşim var, evimiz e arabamız var. yani daha ne istiyorum? öyle olmuyor işte içimde bir boşluk var, dolmuyor bir türlü. acaba psikolojik sorunlarım mı var?

bilemiyorum. sadece müthiş yalnız hissediyorum. zincirlerimi kıramıyorum. ne yapsam olmuyor?

tek bir şey istiyorum kendimi suçlamamak ve hayyatımı kendim kontrol etmek. yaprak gibi savrulmaktan bıktım. eşimle de güya barıştık. laf.. şimdi hiç bozulmamış gibi yapacak etkilenmemiş gibi, siyaseti yorumlamaya başlayacak ve ben yine kendimi yalnız ve değersiz hissedeceğim..

neyse duygular hareket edermiş, birazdan yenileri gelir.. iyi duygularımı bekliyorum. iyi geceler..
 
Ona böyle hissettiğini şikayet etmeden uygun bir dille anlatmayı denedin mi hiç? Yani böyle yapıyorsun şöyle yapıyorsun diye suçlamadan. Şöyle söylemeli insan: bunu bunu yapman bana böyle hissettiriyor. Ya da ben istiyorum ki bir gün şöyle yapalım. Şöyle şöyle vakit geçirmek istiyorum. Bunları söylerken en samimi ve uygun ses tonu kullanmak da önemli mümkün olduğu kadar sakin konuşmalı insan bunları anlatırken. Çok etkili oluyor iletişimde özellikle duygusal ilişkilerimizde. Yani insan eşine söylemezse içinden geçeni ve hissettikleri daha kime anlatsın? O senin hayat arkadaşın, eşin en yakınındaki insan ve senin iç dünyanı en iyi bilmesi gereken kişi. Sen ona koşulsuz anlatabilmelisin duygularını rahatsızlıklarını, hoşnutluluğunu veya hoşnutsuzluğunu. O zaman eksikler tamamlanır, boşluklar dolar belki.
 

sevgili sweeet, keşke söylediğin kadar kolay olabilseydi. belki senin için kolay dışardan bakanlar için de benim için öyle değil ama..

çükkü benim çekirdek inancım tam da bu. değersizlik duygusu. kendimi ortaya koyarsam, düşüncelerimi, duygularımı sevilmeyeceğimi düşünüyorum. ve bunu aşamıyorum. o kadar iğrenç bir durum ki.. kendini ikiyüzlü hissediyorsun falan..yalnız hissdiyorsun..

anemle babamı çok seviyorum ama bana iyi bir rol model olamamışlar..mücadele etmeyi, hayır demeyi, kavga etmeyi öğretmemişler. şimdi bunun sıkıntısını o kadar çok çekiyorum ki hem de hayatımın her alanında. tamamlanmamışlık duygum da orada geliyor.. yani ufacık bir adım bile atamıyorum...
 
nasıl da çıkmaz bir sokak gibidir içimizdeki boşluk..

çılgınca boşluğu dolduracak kendi dışımızda birşeyi veya birini aratır. bu da kendimize odaklanarak içimizdeki boşluğun sonradan dolmasına yardım edebilecek daha güçlü bir benliğin gelişimini etkiler.

çok basit bir iki şey önersem..hiç sevmem akıl vermeleri ve haddim değil ama..

yalnızlıkla yüzleşmeyi onu sevmeyi ve kucaklamayı deneyin..
ihtiyaçlarınızın ve duygularınızın farkına varın ve iletmekten vazgeçmeyin
kendi yaşanm alanınızı kendi köşenizi bireysel herhangi birşey yaratın


bizi tatmin edecek bir hayat geliştirmek bizi tatmin edecek bir benlik geliştirmekten geçer ve ancak yalnızlık yoluyla bulabiliriz kendimizi
 
evet cansuyu haklısın..
yalnız kalıp kendimi bulmam ve kendimi ifade etmekten vazgeçmemem lazım..
fikirlerin için teşekkür ederim. sanırım buraya yazma nedenim zaten sizin fikirlerinize ihtiyaç duymam. çünkü bazen açık ve net olan birşeyi bile kendim göremeyebiliyorum.

neyse telkinler, olumlamalar vb çalışmalarıma devam ediyorum. aklıma antidepresan almak geliyor, tutuyorum kendimi çünkü kilo ve kayıtsızlık dışında birşey getirmiyor.sorunlarımı yok etmiyor.

doğn cüceloğlunu içimizdeki çocuğuna gitti elim. konuşmaya başladım kendimle. gördümki içimdeki çocuk eskiye göre daha küskün, kırgın. ama eskisinden çok hevesli konuşmaya. bundan sonra onu hiç ihmal etmeyeceğim. burada söz veriyorum. şimdi de kendisi ile konuşmaya gidiyorum..girlhaha


 

sabahları doğan cüceloğlunun önerdiği gibi iç çocuğumla konuşuyorum, gün içinde berna özcan demirin ocak ayında yolculuğa davet yazısı doğrultusunda hatalı inançlarımı bulup yerine yenilerini koymaya uğraşıyorum, geceleri özlem hanımın telkinleri ile uyuyorum. olumlamalarımı yapıyorum, olumsuz durumlarda "kendimi falancadan gelen negatif etkilere kapatıyorum" diyorum. minik minik tuz paketleri yaptım, evden çıkmadan önce cebime bir paket tuz alıyorum, akşam tuzları musluğun altında eritiyorum. bedenime ve ruhuma iyi davranmaya çalışıyorum. iyimser olmaya, iyi düşünmeye çalışıyorum. bu güne kadar kendime ne kadar kötü davrandığımı fark ediyorum. bundan sonra ruhumu hapsetmek, iç çocuğumu bir daha kaybetmek istemiyorum. ben artık güzel şeyler ekip, güzel şeyler biçmek istiyorum. sabırlıyım. kendimi bekliyorum..
 
Değersizlik inancını yenmenin en iyi yolu kendini sevmeyi öğrenmekten geçer. Sen çok değerlisin. Her insan değerlidir. Sen değerlisin, duyguların, düşüncelerin değerli bunu sakın unutma. İçindeki çocuk terapisini uygularken ona onu sevdiğini, onun sevilmeye değer olduğunu söylemeyi ihmal etme.

Sevgi ve ışık dolu günler.
 

kendim olmaya, kimse için kendimi satmamaya çalışıyorum. eskiden tabaktaki bütün köfteleri eşime verirken şimdi kendi payıma sahip çıkıyorum. kendimi eskisinden çok seviyorum. yüzüm gülüyor, ruhum gülüyor çünkü..

ama sorunlarım eskisi kadar çöküntü yaratmasa da sürüyor. kayınvalidem. ne kadar iyi davranırsam davranayım bana saldırmaya devam ediyor. sanırım kıymetlisi ile evlendim diye. kibar olup kendimi ezdirmeden ifade etmeye çalışıyorum. yapıyorum da.. ama enerjimi emiyor resmen. allahım bir gün bitecek mi bu işkence?

bunu bilmiyorum. ama bildiğim birşey var: içinden gelmediği halde boyun eğmek durumu kötüleştiriyor. net olup kendimizi ortaya koymalıyız. seven sever, sevmeyen gider.. ben kendimi çok seviyorum :)
 
içimde kopkoyu karanlıklar birikti yine. çekirdek inanç telkinlerini bıraktım. temel telkinlere başladım . çekirdek inanç çalışmasını kpss sonrası en baştan yapacağım. hala tam olamadım :)
 
Ümitsizlik köyüne gitme, ümitler var.
Karanlığa doğru yürüme, güneşler var.
~ Mevlana~
Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.
Şems-i Tebrizi
 
karanlık kendi ışığını arayanların dalacağı ilk yerdir.. cansuyu....
 
ciddi yardıma gereksiniminiz var gibi gözüküyor...soruna değil de çözüme odaklansanız.. nasıl çözülür??
 
hayat çok güzel gidiyor. düşüncelerimi değiştirdim, çok şey değişti günlük. hyat çok güzel..
 
sevgili günlük diyet yaptığımı söyledim mi sana? artık daha az ve doğal besinlerden yiyorum. bedenimdeki şişkinlik geçti ve bu beni çok mutlu edşyor. meğer benim iradem nasıl da güçlüymüş. kendime ve bedenime şükranlarımı sunuyorum..ve tabii evrene..
 
4 kg vermiş bulunuyorum, hem de aç kalmadan. yemeğe hayır diyebiliyorum. bu konuda irade güçlü, sanırım benim sorunum istikrarsızlık. yeni birşey görünce, girdiğim yolu değiştiriryorum. bakalım diyet maceram ne kadar sürecek..

vee pilatese tekrar başladım. artık sabahları yapacağım.6:30 da. uykum da açılmış olacak.

bir de çocuk doğurmaya karar verdim. evde üzel kokan, neşeli birşeyler insana mutluluk verir herhalde.

telkinlerden çook uzaklaştım. biraz bedenimi çalıştırayım, sonra ruhuma ve zihnime döneceğim. bugün de bitti... iyi geceler :)
 

ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı. yazmasam da okumaya devam ediyorum. pek çok şey öğrendim buradan. bu arada hayat çok güzel gidiyor. çekirdek inanç telkinlerinden pek fayda görmedim. ama temel telkinler bana enerji veriyor. stresi alıp götürüyor. bundan sonraki amacım kötü düşüncelerden zihnimi ve bedenimi tamamen arındırmak. hayat bana bir kere verildi ve benim hayatımı çarçur etmeye hiiiiiiç niyetim yok.. mutlu bayramlarr.....
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst