- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
İnsanlar, dalgıç elbiseleri ile dalmaya 1800'lü yılların
başlarında başladılar ama bu sefer de bir hortuma bağımlıydılar. Su altında
tüplerle özgür ve yatay yüzebilmek 1940'lardan sonra mümkün olmuştur. Gözünü hep
havaya dikmiş olan insan, uçmaya başladıktan neredeyse yarım asır sonra deniz
altında tüple serbestçe yüzmeye ve bunun sonucu olarak deniz altını keşfetmeye
başlamıştır.Gerçi günümüzde tüpsüz serbest dalışta yarışmacılar 5
dakikayı aşıp, 100 metreden fazla derine inebiliyorlar ama çok özel bir teknik
uygulamayı gerektiren bu süreler ve derinlikler, normal insanın nefes alma
kapasitesinin arttırıldığı anlamına gelmez.Nefes alıp verme ölüm anına
kadar süren bir yaşam süresidir. Solunum durması ölüm belirtisi olarak kabul
edilir. Oysa vücut oksijen almadan da bir iki dakika yaşayabilir. Bu nedenle
suda boğulanlara ya da soluk borusu tıkandığı için solunumu duranlara
uygulanacak yapay solunum, ölmek üzere olan kişinin yaşamını
kurtarabilir.Soluk verildiğinde ciğerlerdeki havanın tümünün boşaldığı
sanılır ama ciğerlerde epey bir miktar hava kalır. İnsan kendini ne kadar
zorlarsa zorlasın, her bir ciğerinde kalan havayı l ,5 litrenin altına
düşüremez. İnsanlar akciğerlerini tam kapasite ile çalıştırmazlar. Her nefes
alış verişte ciğerlerindeki havanın altıda birini kullanırlar dolayısıyla rezerv
bir solunum güçlen vardır.Sağlıklı, genç bir insan nefesini yaklaşık 3
dakika tutabilir. Eğitimle bu süre çok az daha uzatılabilir ama bu süreden sonra
insanda şuur kaybı başlar. İşte bu sırada vücudun koruma mekanizması devreye
girer ve uzun süre soluksuz kalmasına izin vermez. İnsan kendini zorlayarak
morarıncaya kadar nefesini tutsa bile boğulmaz, yalnızca bayılır ve hemen o anda
solunum yeniden başlar.İnsan vücudu fazla miktarda oksijen depolayamaz.
İnsanda oksijen yetersizliğini ikaz edecek sensörler de yoktur. Dağcılığa yeni
başlayanlar yükseldikçe oksijenin azaldığını fenalaşmaya başlayınca anlarlar.
Vücut alyuvar sayısını arttırarak yükseklerdeki oksijen azlığına alışmayı
sağlar. İnsanı nefes almaya zorlayan vücuttaki oksijenin azalması değil kandaki
karbondioksit oranının artmasıdır. Bu oranın artmasıyla beyindeki nefes alma
mekanizması tetiklenir ve insan daha sık nefes almaya başlar.Suya
dalmadan önce derin derin nefes alanlar oksijen depoladıklarını sanırlar ama
aslında vücutlarındaki karbondioksit seviyesini düşürürler. Bu sayede
nefeslerini 30 saniye daha fazla tutabilirler.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaPeyami Safa- Biz İnsanlarJohn Steinback "fareler Ve İnsanlar"İnsan İnsülinlerinin Etki SüreleriKitabin Adi Biz İnsanlarİnsan SarrafıFareler Ve İnsanlar ÖzetFareler Ve İnsanlarKitabın Adı : Onlar Da İnsandı Ozetİnsanda Solunum SistemiMineraller Ve İnsan Üzerindeki EtkileriHayvanlarda Ve İnsanlarda Üremeİnsanlarda BoşaltımBakterilerin İnsan Yaşamindaki Yeri Ve Önemiİnsan Genom ProjesiAlkol Ve İnsanİnsanların Ve Diğer Canlıların Uzaydaki TepkileriÜ-V-Y-ZŞ-T-US
başlarında başladılar ama bu sefer de bir hortuma bağımlıydılar. Su altında
tüplerle özgür ve yatay yüzebilmek 1940'lardan sonra mümkün olmuştur. Gözünü hep
havaya dikmiş olan insan, uçmaya başladıktan neredeyse yarım asır sonra deniz
altında tüple serbestçe yüzmeye ve bunun sonucu olarak deniz altını keşfetmeye
başlamıştır.Gerçi günümüzde tüpsüz serbest dalışta yarışmacılar 5
dakikayı aşıp, 100 metreden fazla derine inebiliyorlar ama çok özel bir teknik
uygulamayı gerektiren bu süreler ve derinlikler, normal insanın nefes alma
kapasitesinin arttırıldığı anlamına gelmez.Nefes alıp verme ölüm anına
kadar süren bir yaşam süresidir. Solunum durması ölüm belirtisi olarak kabul
edilir. Oysa vücut oksijen almadan da bir iki dakika yaşayabilir. Bu nedenle
suda boğulanlara ya da soluk borusu tıkandığı için solunumu duranlara
uygulanacak yapay solunum, ölmek üzere olan kişinin yaşamını
kurtarabilir.Soluk verildiğinde ciğerlerdeki havanın tümünün boşaldığı
sanılır ama ciğerlerde epey bir miktar hava kalır. İnsan kendini ne kadar
zorlarsa zorlasın, her bir ciğerinde kalan havayı l ,5 litrenin altına
düşüremez. İnsanlar akciğerlerini tam kapasite ile çalıştırmazlar. Her nefes
alış verişte ciğerlerindeki havanın altıda birini kullanırlar dolayısıyla rezerv
bir solunum güçlen vardır.Sağlıklı, genç bir insan nefesini yaklaşık 3
dakika tutabilir. Eğitimle bu süre çok az daha uzatılabilir ama bu süreden sonra
insanda şuur kaybı başlar. İşte bu sırada vücudun koruma mekanizması devreye
girer ve uzun süre soluksuz kalmasına izin vermez. İnsan kendini zorlayarak
morarıncaya kadar nefesini tutsa bile boğulmaz, yalnızca bayılır ve hemen o anda
solunum yeniden başlar.İnsan vücudu fazla miktarda oksijen depolayamaz.
İnsanda oksijen yetersizliğini ikaz edecek sensörler de yoktur. Dağcılığa yeni
başlayanlar yükseldikçe oksijenin azaldığını fenalaşmaya başlayınca anlarlar.
Vücut alyuvar sayısını arttırarak yükseklerdeki oksijen azlığına alışmayı
sağlar. İnsanı nefes almaya zorlayan vücuttaki oksijenin azalması değil kandaki
karbondioksit oranının artmasıdır. Bu oranın artmasıyla beyindeki nefes alma
mekanizması tetiklenir ve insan daha sık nefes almaya başlar.Suya
dalmadan önce derin derin nefes alanlar oksijen depoladıklarını sanırlar ama
aslında vücutlarındaki karbondioksit seviyesini düşürürler. Bu sayede
nefeslerini 30 saniye daha fazla tutabilirler.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaPeyami Safa- Biz İnsanlarJohn Steinback "fareler Ve İnsanlar"İnsan İnsülinlerinin Etki SüreleriKitabin Adi Biz İnsanlarİnsan SarrafıFareler Ve İnsanlar ÖzetFareler Ve İnsanlarKitabın Adı : Onlar Da İnsandı Ozetİnsanda Solunum SistemiMineraller Ve İnsan Üzerindeki EtkileriHayvanlarda Ve İnsanlarda Üremeİnsanlarda BoşaltımBakterilerin İnsan Yaşamindaki Yeri Ve Önemiİnsan Genom ProjesiAlkol Ve İnsanİnsanların Ve Diğer Canlıların Uzaydaki TepkileriÜ-V-Y-ZŞ-T-US
