Neler Yaşamışım...

Artık kendine daha çok güvenen ve kendinden çok daha emin biriyim. Her zaman söylüyorum. Yine söyleyeceğim. Bu hayatta ne için asla dediysem hep başıma gelmiştir.

Beni az çok tanıyanlar çocukluğumda bale yapamamanın burukluğunu hep yaşadığımı bilirler. Herkesin tahmin edebileceği gibi belli bir yaştan sonra vücut esnekliğimizi kaybediyoruz ve bu gibi eğitimler çok küçük yaşlarda verilmeye başlanıyor. Benim gibi 23 yaşında olan biri için çok zor...

4 ay önce kendimle ilgili düşünürken hayattan hiçbir beklentim kalmadığını, yaşadığım hayatta isteklerine ulaşamayacak biri olduğumu ve inancımı yitirdiğimi düşündüğüm bir anda hayatımı nasıl değiştirdiğimi anlatacağım.

Bale yapamadım ve bu yaştan sonra bir daha asla yapamam diye düşünüyordum. Benim inancım tüm hayallerimi kaybettiğimdi. İstediğim hiçbir şeyi yapamamamıştım çünkü. O nedenle gelecekte de böyle olacağını düşünüyordum. Ama beni iten bir şey olmuş gibi internetten Ankara'da bale dersi veren bütün kurslara e-posta yollayıp yetişkin balesi olup olmadığı konusunda bilgi istedim.

Sadece bir yerde buldum. Tüm olumsuz sözlere rağmen önemsemedim ve oraya gittim. Ertelememeliyim dedim. Ertelersem bir daha cesaret edemem dedim. Gittim ve kaydımı yaptırdım. İlk başta naparım, rezil olur muyum, derslerde öyle kalır mıyım diye düşündüm ama ilk ders çok güzel geçti. Hocamızı çok sevdim.

Sonra geçen ay sahneye çıkmak ister misiniz dedi hoca. Onda da yapabilir miyiz, 1 ayda öğrenebilir miyiz gibi endişelerimiz vardı ama yaptık... Ben bir hayalimi gerçekleştirmekle kalmadım. Ayrıca dün Şinasi Sahnesi'nde gösterimizi de yaptık.

En büyük hayalim gerçek oldu...

Binlerce kere şükürler olsun... Çok mutluyum...

Uzun lafın kısası; hiçbir şey için geç değilmiş ve insan isterse üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yokmuş...

Ballerina2.jpg
 
harikasınız umarım bende hayallerimin peşinden ertelemeden giderim..
sevgi ve ışıkla...
 
o kadar içtenlikle anlatmışsınız ki :).başarınız ve değişimleriniz açsısından gerçekten tebrik ediyorum darısı başıma. yazınızı okurken bende -aa bak bende de var bu değişebilir mi acaba- dediğim bir sürü yer oldu:) ve beni çok cesaretlendirdiniz :):)..aynı etkileri görebilmek dileğiyle :):)
 
gothiquepapillonnoirvio.gif

Merhaba arkadaşlar,

Tarih itibarıyla bugün foruma üye oluşumun 2. yıldönümü. ttli3 Benim hayatımda çok önemli bir yeri olduğu için bugünü kutluyorum kendi kendime. :) Zaman zaman ne yaşadın? Telkinlerden nasıl faydalandın? İşe yaradı mı gibi sorular alıyorum. Herkese yanıt veremiyorum. Çünkü o kadar fazla şey yaşadım ki bu zaman içinde tek tek herkese anlatabilmem mümkün değil. Kendim bile unutuyorum. 2 yılı doldurmuşken ben de ne yaşadım hem hatırlıyım, hem de bir başlık altında yazıyım ki merak edenler oradan okusun, ben de ilerlememi daha net görebileyim dedim.

Telkinlerden çok fazla yararlandım ancak bunun yanında çok sayıda konu okudum, uygulama yaptım ve kendimi geliştirmeye çalıştım.

Önce geçici etkileri yazıyım. Ben de olan etkiler; rüyalarımda değişim, ağlama isteği, zaman zaman baş ağrısı ve yine dönem dönem yaşadığım dalgalanmalardı.

Foruma üye olma amacım kilo vermek içindi. Kilo verme telkinini pek dinlemedim. Çünkü boy uzatma telkinini görünce ikisini birlikte dinlemiyim demiştim kendime. Süreyi yanlış hatırlamıyorsam 3 ayda 2 cm uzamıştım. Ardından dinlemeyi bıraktım. Sonra ölçmedim boyumu ama bir ara yine dinlemeye başlicam. Boy uzatma telkiniyle ilgili herkesin dikkat etmesi gereken şey uyku saatlerinin düzenli olması. Erken uyumak diyebilirim.

Kediden aşırı korkan biriydim. Görünce yolumu filan değiştiriyordum. Hatta eve giderken babamı otobüs durağına çağırıp kendimi aldırtıyordum. Çünkü kedi görünce eve gidemiyordum. Kaçan bir tiptim. Artık kedilerin yanından geçebiliyorum. Yine korkuyorum ama kaçmıyorum.

Yalnızlıktan korkuyordum. Aştım. Bir korkum da karanlıktı. Karanlıktan aşırı korkuyordum ve gece tek yatamıyordum. Artık tek başıma yatıyorum ve ışığı da kapatıyorum. Önceden bu konuda nasıl düşündüğümü anlayamıyorum. Ne kadar düşünüyorsam korkuyu tıkırtılar duyardım gece. Sonradan o sesler gitti. Ya da acaba hırsız girer mi gibi korkularım geçti. Bazen varlıklar gelir mi gibi endişelerim de olurdu. Hiç gelmemesine rağmen öyle bir korkum vardı o geçti. Evde biri dolanıyormuş gibi hissetmiyorum. Karanlık korkumun azaldığını fark etmemse bir gün evde tekken akşam elektriklerin kesilmesiyle olmuştu. Normalde vereceğim tepkinin şiddetini anlatamam yani. Işıklar gitti ve ben gittim mum aldım. Sonra da bir baktım ki korkmadım, hiç aklıma saçma düşünceler gelmiyor. :)

Daha önceden telefon bağımlılığım vardı. Aşırı derecede fazla mesajlaşıyordum arkadaşlarımla. Telefonum hiç kapalı durmazdı mesela. Bir mesaja 5 dk sonra yanıt versem bir şey mi oldu gibi sorular sorardı arkadaşlarım. O kadar aşırıydı. Mesaj olayını bitirdim artık hiç mesaj atmıyorum. Telefonumu devamlı yanımda taşımıyorum. Bazen bir mesajı ya da aramayı 3 gün sonra görebiliyorum. Hatta 2 hattım vardı. Biri 1-2 aydır filan kapalı heralde. İptal olacak yakında. Sms göndermek için kullandığım telefonumu da kardeşime gönderdim. O arkadaşlarıyla mesajlaştığı için. Basit gibi görünen şeyler olsa da bunlar önemli detaylar.

Sanırım 2 yıl boyunca deneyimlediğim en güzel şeylerden birisi insanlarla ilişkilerimde oldu. Önceden daha çabuk kızardım. Bir de ciddi görünmek isterdim ve kaşlarım hep çatık olurdu. Ciddiyeti sert görünmek olarak algılıyordum sanırım. Bunu bıraktım. Bir ortama girdiğim zaman daha doğal davranmaya ve bakmaya başladım. Böyle olunca insanlarla daha kolay arkadaş olduğumu ve daha iyi iletişim kurabildiğimi fark ettim. Benim en önemli gördüğüm konu bir ortama girmekten inanılmaz derecede utanç duymam ve yeni insanlarla tanışmaktan nefret etmemdi. Çünkü sesimi duyacaklar, konuşmamı duyacaklar, aaa ne biçim konuşması var diyecekler diye çok utanıyordum. Pancar gibi kıpkırmızı oluyordum. Bunu da geçtim cümle kuramıyordum. O nedenle de oldukça asosyaldim. Birinin aaa nasıl kızardın ya filan demesi beni çok daha fazla utandırıyordu ve yerin dibine giriyordum. Geçen sene fark ettim ki kursta insanlarla tanışırken kızarıcak mıyım diye hiç düşünmüyorum. Konuşmamla kimse alay etmiyor. Sonra ben kızardım gibi düşünüyordum. İnsanlara ben sormaya başladım kızardım mı ya filan diye. Arkadaşlar yooo filan diyorlardı. Normalde kıpkırmızı bir surat ve ben özdeşleşmiştik. Kızarmadığımı söylemelerini garipsedim. Bu birkaç kere olduktan sonra tamamen bıraktım ve bu utangaçlığımı aştım. Artık yeni insanlarla tanışmaktan korkmuyorum. Kızaracak mıyım diye düşünmüyorum. Konuşmamın duyulmasından utanmıyorum. Napıyım duyarlarsa duysunlar yani. Kendimi kimseye beğendirmek zorunda değilim diyorum.

Arkadaşlarımla ilişkilerim çok iyi oldu. İlkokuldan, liseden, üniversiteden arkadaşlarımla görüşüyorum. Hatta asla görüşmem heralde diyeceğim hiç samimi olmadığım kişiler bile benimle görüşmek istiyor ve bazılarıyla buluştum. Hatta biriyle bu hafta buluşmuştuk. :) Çok tuhaf geliyor. Ama güzel bir şey…

Normalde çok korkak yetiştirilmiş biriyim. Her şeyden korkarım. İnsanlara uyum sağla, sivrilme, biri bir şey söylerse yanıt verme gibi laflarla yetiştirildim. Annemin beni bu şekilde büyütmesi için haklı sebepleri vardı ve bu konuda başarılı oldu. Bu şekilde büyüdüm. Normalde her şeye susan, ağzı hiç laf yapmayan, kendini savun(a)mayan biriydim. Şimdi de bir laf söyledim mi kimse ağzını açamıyor. Çok pis bozuyorum. :DDD Şaka bir yana artık susmuyorum ve gerektiğine inandığım yerde konuşuyorum. Çünkü sustuğum zaman kurgulama yaptığımı fark ettim. Yani keşke şöyle deseydim böyle deseydim diye aklımdan düşünceler geçiyordu ve ben bu tür düşünceleri tehlikeli bulduğum için artık susmamayı tercih ediyorum. Ancak genel tavrım bağırmak gibi değil. Daha çok nezaketimle hallediyorum. Arada çok da öfkelenebiliyorum. Alttan almayı da çok iyi biliyorum. Bu konuda zaten yılların deneyimine sahibim. :) Genellikle yaşadığım olumsuz olayları hazmedemediğimi anladım. Hazmedemeyince suçluluk duymaya başlıyor insan. Şimdi daha dengeli oldum bu konuda. Ve kesinlikle bunu fark etmek bedensel olarak da iyi hissettiren bir şey… Sadece ruhsal olarak değil…

Anneanneme karşı aşırı katıydım. Artık o kadar katı değilim. 3 teyzemle ise ilişkimi kestim. Artık enerjimi alamıyorlar. Daha mutluyum. Aile işte, herkes birbirinin yüzüne bakmak zorunda bir ömür gibi düşünceler insana yük bindiriyor. Hiç gerek yok. Akrabayız, yakınız diye her şeye göz yumacak değilim. Bu konuda çok huzurluyum. Benzer şekilde yine huzursuz eden, empatiden yoksun, nasihat verip duran insanlarla konuşmuyorum kendim hakkında. Anlayan, dinlemeyi bilen, saygılı insanlarla konuşmayı tercih ediyorum. Önceden bol bol izin verirdim.

Aşırı derecede sıkılan bir insandım. 2 cümlemden biri üfff sıkıldım şeklindeydi. Artık pek sıkılmıyorum. Yine sıkıldığım zamanlar oluyor ama nadir. Çok sıkılgan olmak pek iyi bir şey değil. İnsanlarla çok güzel ve eğlenceli bir ortamda bile sıkılıyordum ve sıkıldım diyince bu başkalarının da enerjisini alan bir şey. Hoş olmuyordu. Telkinleri ilk dinlemeye başladığımda 2 gün dinleyip okula gittiğimde bütün haftam mükemmel geçmişti. Hiç canım sıkılmamıştı. Çok memnuniyetsizdim önceden.

Yalnız başıma hiçbir şey yapamazdım. Bir sinemaya, tiyatroya gidemezdim. Alışverişe bile gidemezdim. İlla yanımda biri olacaktı. Tek başıma hiç gitmediğim bir sahnede oynanacak oyuna bilet alıp giderek bunu aştım. İnsanlara bağımlı olarak yaşamayı aşıyorum.

Bakış açım çok gelişti. Genellikle olumsuz bakıyoruz olaylara. Önceden bende öyleydim. Artık daha farklı açılardan bakabiliyorum. Olumlu ve iyi niyetli düşünceler içinde olduğumdan dolayı bile zaman zaman tepkilerle karşılaştığım oluyor. İlginç, komiğime gidiyor bu tür şeyler artık. Kendimizi öfke, nefret ve kinle beslemeyi marifet sayıyoruz heralde. :)

Kendimi bu duruma getirmek için çok düşündüm. Çok yöntemler araştırdım, okudum, meditasyonlar ve değişik uygulamalar yaptım. Şu konuda şöyle davranıyım. Aaa bak bu konuda böyle yaptım ondan olmadı bundan sonra şöyle yapıyım dedim. Tüm bu deneyimlerim sonucunda aslında işin uygulanan tekniklerde değil içimizde bittiğini kavrayabildim. Bunu kavramam yaklaşık 2 senemi aldı ama artık hayatın bizim uydurduğumuz kurallara sığamayacak kadar derin ve her birimizin hayatının birbirinden çok farklı ve çok özel olduğunu anladım. Onu kurallar koyarak sıradanlaştırmaya çalışan bizleriz. Artık kural koymuyorum.

Ayrıca 2 yıl içinde asla dediğim şeyler hep başıma geldi. Demek ki büyük konuşmamalıyız. Asla diye bir şey yok. Artık bu kelimeyi kullanmamaya özen gösteriyorum. Hatta inanç oluştu. Asla dersem kesin olur gibi. :) Devamlı planlar yapardım. Şunu şöyle yapıyım bunu böyle yapıyım diye. Bıraktım planlar yapmayı… Hayatı akışına bırakmak, çok da zorlamamak lazım… Sonra kara kara düşünmeye başlıyorsun bu sefer onu nasıl yapıcam, yok nasıl yetiştiricem bu kadar şeyi gibi. Kendine bir söz verip tutamayınca zamanla başarısızlığı kabulleniyorsun. Benim gibi çekirdek inancı büyümek ve gelişmekten korkmak olan birisi için bu yıkım demek. Adım atamamam da bir bakıma bu yüzden.

Geçen sene hedef 101 çalışması yapmaya başlamıştım. Bende planlar yapmanın, çok param olmasının, istediğim şeylere ulaşabilecek olmanın, vs. motivasyon yaratmadığı sürece etkili olmadığına inanıyorum. Çünkü bunları düşündüğüm zaman oturayım da çalışayım demiyorum. Ya da çok kısa süreli oluyor. Ders çalıştığım zaman çok çalışıyorum. 6 saat ara vermeden çalıştığımı da biliyorum. Bir gün de 13.5 saat çalıştığımı da. Ders çalışırken konsantrasyon sorunum yok. Özellikle ders çalışma setinde fotografik hafıza telkinini çok etkili buldum. Önemli olan gerçekten ulaşmak istediğiniz bir hedefiniz olması. İdari hakimlikten vazgeçtim. Bilemiyorum niye öyle olduğunu ama çok da önemli değil. Pişman değilim o sınava başvurmadığım için. Kendime sorduğumda kesin kazanırdım diyorum. Buradan ulaşmak istediğim şey aslında farklı. Ben hedef 101 çalışması yaparken hedeflerim arasında başka başka hedefler de belirlemişim ve bu günlüğümde mevcut. Geçen gün fark ettim ve şok oldum. Asla bale yapamam diyordum. İşe girdiğim zaman baleye yazılmayı hedeflemişim. Şuan çalışmıyorum ama asla yapamam artık dediğim bir şeyi yaptım ve Klasik Baleye başladım. Bunu 8 ay kadar önce günlüğümde yazıp sonra gerçekleştiğini görmem şok edici oldu. Üstelik hedeflediğimden çok daha kolay oldu. Üstelik de çok memnunum. İyi ki yazılmışım.

Şuan tamamen kalifiye olmak için uğraşıyorum. İngilizce kursuna gidiyorum, bilgisayar kursuna gidiyorum ve iş alımlarında bana çok katkısı olacağına inanıyorum. Genç olduğum için çok da kasmıyorum kendimi. Canım istediğinde dersimi de çalışıyorum. Yavaş yavaş artırıcam performansımı.

Bir konuda inanılmaz rahatsızdım. Başkalarının düşüncelerini çok önemseyen birisiyim. Bunu da aşıyorum artık umursamıyorum. Özellikle aileden özgürleşmek gerekiyor. Benim ailem beni çok kısıtlıyordu. Mesela baleye asla gidemezsin, şişkosun, seni almazlar gibi şeyler söylerken annem ben dinlemeyip kayıt yaptırdım ve şuan çok memnunum. Üstelik kayıt yaptırdıktan sonra annemin kurduğu cümle bende sana onu söylicektim, bale yapabilirsin senin vücudun çok uygun dicektim oldu. O nedenle başkalarına çok bağlı olmamak ve herkesin her dediğini çok takmamak lazım. Her şeyden önemlisi kendi içsesimizi dinlemememiz ve o yolda ilerlememiz.

İnsanların fikirlerine o kadar önem verirken kendi duygularımızı görmezlikten gelmemiz kendimize yaptığımız en büyük kötülüklerden birisi. Bu nedenle erkek arkadaşımdan bile ayrılamıyordum. Üzülür, üzülmesin diye düşündüğüm için. Ayrıldığımda bayram yaptım desem yeridir.

Artık daha cesaretliyim ve kendime daha çok güveniyorum. Bunları çok basit şeylerde bile anlamak mümkün. Mesela önceden saçlarımı uçlarından bile aldırmaya korkarken geçenlerde gittim omuzlarımın biraz altında kestirdim ve hiç korkmadım. Kötü olur, yakışmaz, iğrenç olurum demedim. Bir ara gidip omuzlarımda kestirmeyi düşünüyorum. Saç kestirme olayı hiç basit bir şey değil. Özellikle beyler bu konuda biz kızlarla çok alay ederler ama düşünün ki saç kestirmeye korkan biri başka ne kadar çok şeyden korkuyor olabilir. Dolayısıyla adım atmak ve dirençleri yıkmak çok önemli. :) Değişim her zaman için iyidir.

Hep söylediğim şey özellikle herkes dinlediği için ego, suçluluk ve kendine güven telkinlerinde dinleyelim direk kendime öz güvenimiz tavan yapsın diye düşünmeyin. Rastladığım şey birçok kişinin bu beklenti içine girmesi ve kendini gözlemlememesi. Aslında olan şey şu (ya da benim deneyimlediğim diyim). Daha önceden de birkaç başlıkta yazmıştım tekrarlıyım. Diyelim ki kendinizde güvensizliğe neden olan bir sorununuz var. Benim konuşmamdan utanmam gibi. O konuyu aşmamı sağlayarak bu konuda daha rahat olmamı sağladı. Yani kendinizde güvensizlik yaratan sebeplerin yok olduğuna inanıyorum ben. Benim en büyük sorunum bu buydu sanırım. Kızarma sorunumu da böylece aştım. Artık sosyal biriyim. Yeni ortamlara girmekten ve yeni insanlarla tanışmaktan korkmuyorum.

Tüm bu yaşadıklarım bu foruma üyeliğim sayesinde. Buna kesinlikle eminim. Gerek yararlandığım telkinler, gerek forumda okuduklarım, gerek gördüğüm tek bir cümle ya da yaptığım bir uygulamanın sonuncunda şuan çok çok daha iyi bir yerdeyim. Anlatabildiklerim bu kadar şimdilik.

Bana çok fazla katkıda bulunan Atakan beye, Abdullah abiye, Mert abiye ve tek tek sayamayacağım herkese yaşamımdaki rolleri için teşekkür ederim. Hepinizden çok şey öğrendim. Yardımlarınız ve desteğiniz için hakkınızı nasıl öderim bilemiyorum. Sadece şükrediyorum.

İyi ki varsınız.

İyi ki buradayım.

Sizi seviyorum.

Sevgiyle kalın, sağlıkla nefes alın.

gothiquepapillonnoirvio.gif


Sevgili Zerynthia gerçekten sizin adınıza çok sevindim.Umarım çok daha huzurlu ve mutlu olursunuz , inşallah bende :):)
 
Yaşadıkların insanı cesaretlendiriyor sevgili zerynthia... Bende şu anda yol ayırımındayım iki yoldan birini seçmek zorundayım fakat bir türlü karar veremiyorum zor durumdayım verdiğim karardan sonra pişman olmamalıyım ve birdaha arkama bakmamalıyım bunu nasıl başaracağımı bilmiyorum
 
Sevgili Zerynthia, gerçekten çok büyük işler başarmışsınız sizi tebrik ediyorum. Bu başardıklarınızın büyüklüyünü de bir (geçmiş demeyi çok istiyorum) sosyal fobili olarak çok iyi biliyorum. Sizinle yaklasık aynı tarihlerde siteye üye olmuşuz. Ama bu zaman diliminde galiba siz bu forumdan öğrendiklerinizi daha iyi değerlendirdiniz. Başarılarınızın devamını dilerim.
 
Sevgili Zerynthia gerçekten sizin adınıza çok sevindim.Umarım çok daha huzurlu ve mutlu olursunuz , inşallah bende :):)

Teşekkür ederim... İnşallah hepimiz... ttli3

Yaşadıkların insanı cesaretlendiriyor sevgili zerynthia... Bende şu anda yol ayırımındayım iki yoldan birini seçmek zorundayım fakat bir türlü karar veremiyorum zor durumdayım verdiğim karardan sonra pişman olmamalıyım ve birdaha arkama bakmamalıyım bunu nasıl başaracağımı bilmiyorum

Teşekkür ederim. Aynısı hepimiz için geçerli... Hayatımızda yol ayrımları hep var. Ne olursa olsun kendi seçimlerimizi yaşıyoruz. Arkasında durabilmeliyiz.

Sevgiler.


Sevgili Zerynthia, gerçekten çok büyük işler başarmışsınız sizi tebrik ediyorum. Bu başardıklarınızın büyüklüyünü de bir (geçmiş demeyi çok istiyorum) sosyal fobili olarak çok iyi biliyorum. Sizinle yaklasık aynı tarihlerde siteye üye olmuşuz. Ama bu zaman diliminde galiba siz bu forumdan öğrendiklerinizi daha iyi değerlendirdiniz. Başarılarınızın devamını dilerim.

Teşekkür ederim ELPARANOID. Geçmiş demeyi istiyorsan de. O enerjiyi bırak. Kendimizi etiketlediğimiz zaman özellikle olumsuzluklarla onlara çok daha kolay asılıyoruz ve zorlanıyoruz. Hepimiz için her şeyin en hayırlısını diliyorum.

Sevgiler.
 
Gelişmelerimi her izlediğimde şaşırıyorum. Şuanda herhangi bir etki hissetmiyorum. Uzun zamandır (aylardır) telkin dinlemeyi de bıraktım. Aileden bazı kişileri tamamen hayatımdan çıkardım. Yaşamımdaki en güzel gelişme artık insanlardan kolay kolay etkilenmiyorum. Çoookk kararlıyım. Çok çalışıyorum. Akıl veren herkesten uzak duruyorum. Çünkü öneriyle nasihat arasındaki ince çizgiyi farkettim. Bu beni gerilere götüren bir şeydi.
 
Süperdi gerçekten. Her kelimesini içime sindirerek okudum. Senin adına çok mutlu oldum. İstediğin daha nice değişimlerin hayatına gelmesini tüm kalbimle seçiyorum. Nice nice yıllara...
 
çok güzel gerçekten...... ne güzel.. hep birlikte.. ben de bambaşka bir insan oldum... hatta artis bile oldum...
 
Süperdi gerçekten. Her kelimesini içime sindirerek okudum. Senin adına çok mutlu oldum. İstediğin daha nice değişimlerin hayatına gelmesini tüm kalbimle seçiyorum. Nice nice yıllara...

Dileğin için teşekkür ederim handesav. kiss3

Gelişim ve değişim bitmeyen bir yolculuk... Birini gerçekleştirdiğinde daha ilerisine gitmek istiyorsun, ayrıca daha başka şeyler de yapmak istiyorsun. Bunlara ne kadar yetişebiliyorum bilemiyorum ama bazen koşarak bazen de ağır adımlarla devam ediyorum yoluma.

Ben de hepimiz için bu yolun ışıklarla dolu olmasını dilerim.

Sevgiler. actionsmile


çok güzel gerçekten...... ne güzel.. hep birlikte.. ben de bambaşka bir insan oldum... hatta artis bile oldum...

Teşekkür ederim kutayhun. Her şey değişir. Biz de değişiyoruz işte... Ne mutlu ki tercihlerimiz bizi bir basamak daha yukarıya çıkaracak türden.

Sevgiler. actionsmile
 
başarı bir adım ötemizde bile değil aslında AN da...ve gelişim basamaklarını tırmanmaya başlayınca hep bir adım öncemizden ötede olduğumuzu bilmenin ne hoş bir hikayesi bu Zeryntha..
"
hayatın bizim uydurduğumuz kurallara sığamayacak kadar derin ve her birimizin hayatının birbirinden çok farklı ve çok özel olduğunu anladım. Onu kurallar koyarak sıradanlaştırmaya çalışan bizleriz.
"

derin derin düşündüm bu cümle üzerine.. snırım hepimiz kendimize değen yanlarından biraz ışık alıp devam ediyoruz yolumuza..

iyi ki varsınız.. ışığınız eksilmesin hiç..
 
hedef 101 çalışmasını biraz anlatırmısın günlükteki notlarının yapmak istediklerinin oldugunu sölemişsin işin kolayına kaçıyorum ama sende işe yaramış aynısını bende örenebilirmiyim anlattırmısın
 
başarı bir adım ötemizde bile değil aslında AN da...ve gelişim basamaklarını tırmanmaya başlayınca hep bir adım öncemizden ötede olduğumuzu bilmenin ne hoş bir hikayesi bu Zeryntha..
"
hayatın bizim uydurduğumuz kurallara sığamayacak kadar derin ve her birimizin hayatının birbirinden çok farklı ve çok özel olduğunu anladım. Onu kurallar koyarak sıradanlaştırmaya çalışan bizleriz.
"

derin derin düşündüm bu cümle üzerine.. snırım hepimiz kendimize değen yanlarından biraz ışık alıp devam ediyoruz yolumuza..

iyi ki varsınız.. ışığınız eksilmesin hiç..

cansuyu teşekkür ederim canım. Çok inandığım bir şey söylemişsin. "Hep bir adım öncemizden ötede olduğumuzu bilmek..." Bu çok güzel bir duygu aynı zamanda.

Kocaman sevgimle. actionsmile
 
hedef 101 çalışmasını biraz anlatırmısın günlükteki notlarının yapmak istediklerinin oldugunu sölemişsin işin kolayına kaçıyorum ama sende işe yaramış aynısını bende örenebilirmiyim anlattırmısın

Hedef 101 bana hoş sürprizler yaşatıyor doğrusu. Daha önceden sitede konuyla ilgili yazdığım bir mesaj vardı. Onu aynen kopyalıyorum. Umarım herkese yararlı olur.

Merhabalar,

Hedeflerimizi yaşamımıza çekmemiz konusunda neler yapabileceğimize dair ufak notlarım vardı. Onları paylaşayım o halde.

Hedeflerimiz neden gerçekleşmiyor? İsteklerimizi neden hayatımıza çekemiyoruz? Düzenli olumlama yapmamıza rağmen eksik kalan şey nedir? Sevgili Abdullah Canıtez (keops) bu konuyla ilgili olarak şöyle söylemişti:

Eksik olan deneyimdir; olumlama kendi başına yeterli değildir. Ortada bir deneyim olması gerekir ve eksik olan da şimdi yazacağım aşamalardan birinin atlanmasından kaynaklanır. Peki bunlar nelerdir? Sayalım.

1- Çevre: Dileğimiz gerçekleştiği zaman nasıl bir çevremiz olacak?

2- Davranış: Davranışlarımız ne yönde gelişecek?

3- Yetenek: Hedefimiz hangi yeteneklerimizi geliştirmemiz için bir vesile olabilir? Bu yolla hangi yeteneklerimizi geliştirebiliriz?

4- Kimlik: Karakterimiz hedefimizin gerçekleşmesiyle nasıl olacak ve eğer dileğimizi gerçekleştiremiyorsak hangi karakteristik özelliğimizi geliştirmemiz gerekiyor?

5- Bilgi: Bu şekilde ne öğrenebiliriz?

6- Sahip Olma: Hedef başka nelere sahip olmanızı sağlar?

7- Yakın Olma: Bunu ilişkiler olarak da ifade edebiliriz. Onay almak istediğimiz kişileri de düşünebiliriz. Hedefinizi imgelerken bunları da düşünün. Yani yakın olduğunuz kişileri hayalinize dahil edin.

8- Güvence: Hedefimiz güven boyutunda bize nasıl katkı sağlayabilir?

9- Ruhsal Boyut: Ruhsal olarak bize ne katabilir?

Geçmişte hedefinizi gerçekleştiremediyseniz bu boyutlardan biri eksikti. Şimdi o deneyimi başarılı olmak için gerekli olan kıstasları bularak tekrar yazın.

Bir de 3 tane soru var. Bunları düşünüyoruz.

1.si hedefime ulaştığımda neler göreceğim?

2.si hedefime ulaştığımda neler işiteceğim?

3.sü hedefime ulaştığımda neler hissedeceğim?

Hissettiğim duygu vücudumun neresinde olacak?

Burada önemli bir nokta daha var. O da şu: Hedeflerimiz gerçekleşmeye ne kadar yakın? Dileğimiz bizim için çok kolay bir şeyse sorun yok. Orta ise bu da gayet uygun. Ama çok uzak hedefler sıkıntı yaratabilir. Ama imkansız demiyoruz. Zaman alabilir. :)

Sevgilerimle. actionsmile

1vqealb2fv6.gif


 
davranışlarım ve düşüncelerim aynen sölediginiz gibi bişey daha sadece düşünerekmi yok günlük tutmam yazarak mı çalışmam daha çabuk sonuç verir çok teşekkürler paylaşımın için
 
Yaklaşık 1 aydır siteyi takip ediyorum. Siteye üye olduğum da ve telkinleri dinlemeye başladığımda bile acaba ne kadar işe yarıyor diye düşünüyordum hep. Forum içerisinde hikayeleri yavaş yavaş okumaya başladım. Şuan kafamdaki ikilemdeki soruların çoğu gitti bile. Paylaşımın için teşekkür ederim. İnanılmaz derece de motive edici hikayeni bıraktın bizlere. Hayatındaki güzelliklerin ve mutlulukların kat ve kat artması dileğiyle inşaAllah...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst