Otizmli çocuklara eğitim

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı (TOHUM) Başkan Yardımcısı Aylin Sezgin,

otizmin doğuştan, beyin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden

kaynaklanan bir nörolojik bozukluk olduğunu hatırlattı. Sezgin, otizmde, erken

tanı ve eğitimin çok önemli olduğunu dile getirdi.

Otizmin, genellikle 3 yaştan önce ortaya çıktığını ve

bireylerin sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz etkilediğini

belirten Aylin Sezgin, otizm tanısı konulan çocukların çoğunda değişik

derecelerde öğrenme güçlüğü ve zeka geriliği görüldüğünü kaydetti. Sezgin,

otistik çocukların dış görünümlerinin diğer çocuklardan farklı olmadığına,

sadece davranışların farklılık gösterdiğine dikkati çekti. Otizm tanısının,

laboratuvar sonuçlarıyla ya da tıbbi testlerle konulamayacağını dile getiren

Sezgin, tanının uzmanlar tarafından çocuğun gözlenmesi, gelişim testleri

yapılması ve anne-babalara çocuğun gelişimi hakkında sorular sorulmasıyla

konulabildiğini anlattı.



ERKEKLERDE

KIZLARDAN 4 KAT DAHA FAZLA RASTLANIYOR


Sezgin, otizm tanısının 12

aylıktan itibaren konulabileceğini, erken yaşta tanı konmasının bir an önce

eğitimin başlaması açısından çok önemli olduğunu belirterek, şöyle

konuştu:

Dünyadaki son gelişmeler dikkate alınıp otizmin görülme sıklığı 150

kişide 1 olduğu kabul edildiğinde, ülkemizde sağlıklı istatistikler olmamasına

rağmen tüm ülke nüfusu içinde yaklaşık 450 bin otizmli birey olduğu tahmin

edilmektedir. Aynı oran baz alındığında, 0-14 yaş grubunda 125 bin civarında

otizmli çocuk olduğu öne sürülebilir. Oysa ki Milli Eğitim Bakanlığı verileri,

Türkiye genelinde sadece 2 bin 114 otizmli çocuğun merkezlerde eğitim aldığını

göstermektedir. Öyleyse halen eğitim sisteminin dışında bulunan onbinlerce

otizmli çocuk eğitim haklarından yararlanamamakta, eğitim alabilmek için

çaresizlik içinde sıra beklemektedir.



Otizmin erkeklerdeki yaygınlığının

kızlardan 4 kat fazla olduğuna işaret eden Sezgin, pek çok araştırma yapılmasına

rağmen otizme nelerin yol açtığının henüz bulunamadığını, bu rahatsızlığın

anne-babadan kalıtım yoluyla geçmiş olabileceğinden kuşkulanıldığını ve çevresel

faktörlerin de otizmi tetiklediğinin düşünüldüğünü söyledi.



Sezgin,

otizme her çeşit toplumda, ırkta ve ailede rastlandığını, otizmin çocuk

yetiştirme özellikleriyle ya da ekonomik koşullarıyla ilişkisinin bulunmadığını

bildirdi.



(ERKEK ÇOCUKTUR, GEÇ KONUŞUR)

KANISI YANLIŞ


Otizmde, erken tanı ve eğitimin çok önemli olduğunu

dile getiren Sezgin, şunları kaydetti:

Otizm, sosyal ilişkilerde güçlük,

ilgi ve davranış takıntıları ve iletişim zorlukları gibi üç alanda kendisini

gösterir. Otizmli çocuklar, başkalarıyla göz teması kurmakta zorlanırlar,

arkadaşlık ilişkileri geliştiremezler, pek çok şeyi başkalarıyla birlikte değil

kendi başlarına yapmayı tercih ederler. Dil ve konuşma gelişiminde akranlarının

gerisindedirler ya da hiç konuşmazlar. Bu noktada, aile büyüklerinin çok

kullandığı erkek çocuktur, geç konuşur' kanısı kesinlikle yanlış olduğu ortaya

çıkıyor. Bir çocuk, akranlarına göre ilk hece ve kelimeleri söylemede geç

kalmışsa, otizm olsun olmasın, mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Yine otistik

çocuklar, başkalarıyla sohbet başlatmada ve sürdürmede zorlanırlar, bazı sözleri

tekrar tekrar ve ilişkisiz zamanlarda söylerler. Günlük yaşamdaki düzen

değişikliklerine katlanamazlar. Örneğin, eşyaların yerinin değişmesi...

Sallanmak ya da çırpınmak gibi sıra dışı beden hareketleri yaparlar. Bazı

nesnelerle sıra dışı hareketler yaparlar; nesneleri döndürmek ya da sıraya

dizmek gibi. Bir çocuğun otizm tanısı alabilmesi için yukarıda sıralanan

belirtilerin tümünü göstermesi gerekmez. Ancak bu konuda karar verebilecek olan

kişiler, yalnızca konunun uzmanları olan çocuk psikiyatrları ve çocuk

nörologlarıdır.ntvmsnbc
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst