- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Dünyada 900 değişik yarasa cinsi olduğu biliniyor. Kan ile beslenmeleri
insanların gözünde onları vampir ile özdeşleştirmiş, hep korkulan bir hayvan
olmuşlardır. Halbuki yarasaların çoğu kan ile beslenmez. Zararlı böcekleri
yiyerek insanlığa faydaları dokunur. Sadece bir yarasa bir saat içinde 300 böcek
yiyebilir. Muz, avakodo gibi ticari değeri yüksek ağaçların çoğalmaları için
polenlerinin taşınmasında en önemli rolü yarasalar oynar.Şimdi gelelim
yarasaların şaşırtıcı özelliklerine. Bir kere yarasa uçabilen tek memeli
hayvandır. Dünyada nüfus sayısı olarak da ikinci sıradadırlar. Dünyanın en küçük
memelisi de bir yarasa türüdür. İlk olarak Tayland'da keşfedilen bu minik yarasa
2-3 gram ağırlığında ve bir yaban arısı büyüklüğündedir. Yarasalar
yönlerini bulmak ve beslenmek için çok yüksek titreşimli ses dalgaları yayarlar.
Bu ses dalgalarının frekansları 20 binin üzerinde, yani ultrasonik oldukları
için insanlar bunları duyamaz. Bu ultrasonik sesler yerdeki avdan yansıyarak
yarasaya geri gelir. İşitme sistemi ile bu geri gelen sesi algılayan yarasa
avının bulunduğu yeri kesinlikle saptar. Hatta devamlı gönderdiği ses dalgaları
sayesinde onun hareketini de izleyebilir. Yarasaların bazılarının bir çeşit
sonar olan bu sistemi o kadar gelişmiştir ki, dişilerini arayan erkek
kurbağaların seslerinden büyüklüklerini ve iyi bir av olup olmadıklarını anında
saptayabilirler. Yarasalar gece ava çıkmak için, ay varsa onun
kayboluşunu, yani tam karanlığı beklerler. Sıcak kanlı memeli hayvanların
kanları ile beslenen yarasalar genellikle atları sığırlara tercih ederler.
Salgısında bulunan pıhtılaşmayı önleyici bir madde 20-30 dakika kanın sürekli
akmasını sağlar ve beslenme gerçekleşir. Bir kez kanını emdikleri hayvanla
karşılaşırlarsa diğerlerini bırakıp yine ona saldırırlar. Vampir
yarasalar arka arkaya iki gece kan içmedikleri takdirde ölürler. Her gece vücut
ağırlığının en az yarısı kadar kan içmek zorundadırlar. Doğumdan sonra anne,
emzirmenin yanında yavruya takviye olarak, kusarak kan da verir. Bu yetersiz
kalırsa bir başkası yardımcı olur. Hatta yetişkin yarasaların, ölmek üzere olan
bir başkasına ağızdan kan verip onu kurtardıkları görülmüştür. Toplumsal
dayanışmanın bu kadar güçlü olduğu az canlı topluluğu vardır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
insanların gözünde onları vampir ile özdeşleştirmiş, hep korkulan bir hayvan
olmuşlardır. Halbuki yarasaların çoğu kan ile beslenmez. Zararlı böcekleri
yiyerek insanlığa faydaları dokunur. Sadece bir yarasa bir saat içinde 300 böcek
yiyebilir. Muz, avakodo gibi ticari değeri yüksek ağaçların çoğalmaları için
polenlerinin taşınmasında en önemli rolü yarasalar oynar.Şimdi gelelim
yarasaların şaşırtıcı özelliklerine. Bir kere yarasa uçabilen tek memeli
hayvandır. Dünyada nüfus sayısı olarak da ikinci sıradadırlar. Dünyanın en küçük
memelisi de bir yarasa türüdür. İlk olarak Tayland'da keşfedilen bu minik yarasa
2-3 gram ağırlığında ve bir yaban arısı büyüklüğündedir. Yarasalar
yönlerini bulmak ve beslenmek için çok yüksek titreşimli ses dalgaları yayarlar.
Bu ses dalgalarının frekansları 20 binin üzerinde, yani ultrasonik oldukları
için insanlar bunları duyamaz. Bu ultrasonik sesler yerdeki avdan yansıyarak
yarasaya geri gelir. İşitme sistemi ile bu geri gelen sesi algılayan yarasa
avının bulunduğu yeri kesinlikle saptar. Hatta devamlı gönderdiği ses dalgaları
sayesinde onun hareketini de izleyebilir. Yarasaların bazılarının bir çeşit
sonar olan bu sistemi o kadar gelişmiştir ki, dişilerini arayan erkek
kurbağaların seslerinden büyüklüklerini ve iyi bir av olup olmadıklarını anında
saptayabilirler. Yarasalar gece ava çıkmak için, ay varsa onun
kayboluşunu, yani tam karanlığı beklerler. Sıcak kanlı memeli hayvanların
kanları ile beslenen yarasalar genellikle atları sığırlara tercih ederler.
Salgısında bulunan pıhtılaşmayı önleyici bir madde 20-30 dakika kanın sürekli
akmasını sağlar ve beslenme gerçekleşir. Bir kez kanını emdikleri hayvanla
karşılaşırlarsa diğerlerini bırakıp yine ona saldırırlar. Vampir
yarasalar arka arkaya iki gece kan içmedikleri takdirde ölürler. Her gece vücut
ağırlığının en az yarısı kadar kan içmek zorundadırlar. Doğumdan sonra anne,
emzirmenin yanında yavruya takviye olarak, kusarak kan da verir. Bu yetersiz
kalırsa bir başkası yardımcı olur. Hatta yetişkin yarasaların, ölmek üzere olan
bir başkasına ağızdan kan verip onu kurtardıkları görülmüştür. Toplumsal
dayanışmanın bu kadar güçlü olduğu az canlı topluluğu vardır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
