- Katılım
- 16 Ekim 2007
- Mesajlar
- 759
- Reaksiyon puanı
- 3
- Puanları
- 0
- Yaş
- 51
Yaşam Boyu Sürecek Aşk
Hayat yolculuğumuzda yalnız olmak istemeyiz; mutluluklarımızı ve acılarımızı bizi tanıyan ve bize gerçekten değer veren biriyle paylaşmak isleriz.
Oysa çoğu zaman, ilişkilerimiz bize onlardan beklediğimiz doyumu vermez. Aşık olduğumuzda heyecanı doruklarda yaşadığımızdan ve bu coşkun enerjinin en azından bir bölümünün ilişkinin geri kalanında devam edeceğini umduğumuzdan ümitlerimiz de yüksektir. Ama ne yazık ki pek çoğumuz bunu nasıl sağlayacağımızı bilmiyoruz. Bu yüzden ilişkilerimiz de zamanla daha zengin, derin ve tatmin edici olmak yerine, daha sığ, alışagelmiş ve daha az ilham verici hale geliyor. Aşık olduğumuz insanla birbirimize daha çok bağlanmak yerine zaman geçtikçe aynı evi benzer alışkanlıklarla paylaşan oda arkadaşlarına benziyoruz.
Sürdükçe anlamsızlaşan bir ilişki yerine zaman içinde derinleşen ve zenginleşen bir ilişkiyi beklemeye başlayabiliriz tabii ki enerjimizi biriktirmeye gönüllüysek.
Derinlik, anlam ve samimiyet bir ilişkide kendiliğinden bulunan nitelikler değildir. Sadece aşık olduğunuz için, ilişkiniz var diye ya da evli olduğunuzdan bu özelliklere sahip olamazsınız. Tam tersine bu nitelikler her ilişki için oldukça üstün niteliklerdir ve sadece duyguları, alışkanlıkları, programları ve sorumlulukları olan bir insanın çok daha ötesinde olduğumuz ruhsal boyutumuzla yani varlığımızın olağanüstü parçalarıyla ilgilidir.
Derinlikten söz ettiğimizde, bizi duygusal olarak bir üst boyuta taşıyabilecek yeteneği olan bir şeyi kastediyoruz. Derinliği arzularız çünkü derinlik bize insan olarak gerçek doğamızı, günlük hayatın sıradan gidişinin bir parçası olmayan boyutlarımızı gösterir. Derinliklerimizle karşılaştığımızda, benliğimizin daha önceden bilmediğimiz sınırlarına erişiriz ve birden hayatın hayal ettiğimizden çok daha muhteşem olduğunu fark ederiz. Kendi derinliğimizle karşılaşmak heyecan vericidir; derinliği bir ilişkide yaşamak ise şüphesiz çok daha heyecan vericidir. Sevdiğimiz insan, hayatın sadece akşam yemeğinde ne yiyeceğimizi planlamaktan veya faturalarımızı nasıl ödeyeceğimizden ibaret olmadığını gösteren deneyimde bize katılmıştır çünkü. Derinlik, o olmadan var olmayan hayatlarımıza kalite ve zenginlik gelirir.
Anlam şeylerin önemleriyle ilgilidir; özellikle de şeylerin bizim için taşıdıkları önemle. Örneğin doğum gününüzün bir anlamı vardır çünkü size kendi hayatınızın mucizesini hatırlatır. Anlamı bir ilişkide yaşadığımızda ise, birden hayatın, daha Önceden farkında olmadığımız nitelikleri ve değerleri olduğunu görürüz. Bu bizi rahatlatır: bize huzur verir. Her şeyin olabileceği ve hiçbir şeye güvenilemeyecek gelişigüzel bir evrende kapana kısılmış gibi hissetmek yerine, aniden hayatın düzenli ve güzel olduğunu fark ederiz. Gerçekten de hayat mükemmel bir şekilde tasarlanmıştır; kaygılarımızı ve endişelerimizi, anlamın bize sağladığı güzel ve derin sepetin içinde bırakıp rahatlayabiliriz.
Samimiyet, hayata neşe getiren yakınlık deneyimidir. İlişkimizden beklediğimiz şeylerin en önemli sonucudur. Birine yakın olmanın hazzıdır ve bizi sadece mutlu değil canlı yapan ama sevgilimizin yanında canlı olmaktan dolayı mutlu yapan şeydir. Uzun, zorluklarla dolu ve bilinmeyen bir yolculukta tek başımıza olmak yerine yalnız olmadığımızı ve büyük mutluluklarımız gibi yükümüzün de paylaşılabileceğini fark ederiz. Samimiyet; derin veya anlamlı, günlük ya da sıradan tüm hayat deneyimlerimizin paylaşılmasıdır. Bu değiş tokuş ne kadar çok olursa, kendimizi sevdiğimiz insana o kadar yakın hissederiz.
Derinlik, anlam ve samimiyet; ruhlarımıza, kelimelerle anlatılamayacak sonsuz ve değerli parçamıza hitap eder. Bu yüzden, bu nitelikleri ilişkimizde ararken, ruhsal boyutta işleyen ve bize yalnızca ölümlü birer insan değil aynı zamanda ruhsal bir varlık olduğumuzu fark etmenin büyük doyumunu veren bir şeye de ulaşıyoruz gerçekten. Bu şekilde bakıldığında, aşk, her zaman değeri bilinmesi gereken, hayat boyu sahip olabileceğimiz en değerli hediyedir.
Yaşam Boyu Aşk - Daphne Rose Kingma - ...Ötesi
Hayat yolculuğumuzda yalnız olmak istemeyiz; mutluluklarımızı ve acılarımızı bizi tanıyan ve bize gerçekten değer veren biriyle paylaşmak isleriz.
Oysa çoğu zaman, ilişkilerimiz bize onlardan beklediğimiz doyumu vermez. Aşık olduğumuzda heyecanı doruklarda yaşadığımızdan ve bu coşkun enerjinin en azından bir bölümünün ilişkinin geri kalanında devam edeceğini umduğumuzdan ümitlerimiz de yüksektir. Ama ne yazık ki pek çoğumuz bunu nasıl sağlayacağımızı bilmiyoruz. Bu yüzden ilişkilerimiz de zamanla daha zengin, derin ve tatmin edici olmak yerine, daha sığ, alışagelmiş ve daha az ilham verici hale geliyor. Aşık olduğumuz insanla birbirimize daha çok bağlanmak yerine zaman geçtikçe aynı evi benzer alışkanlıklarla paylaşan oda arkadaşlarına benziyoruz.
Sürdükçe anlamsızlaşan bir ilişki yerine zaman içinde derinleşen ve zenginleşen bir ilişkiyi beklemeye başlayabiliriz tabii ki enerjimizi biriktirmeye gönüllüysek.
Derinlik, anlam ve samimiyet bir ilişkide kendiliğinden bulunan nitelikler değildir. Sadece aşık olduğunuz için, ilişkiniz var diye ya da evli olduğunuzdan bu özelliklere sahip olamazsınız. Tam tersine bu nitelikler her ilişki için oldukça üstün niteliklerdir ve sadece duyguları, alışkanlıkları, programları ve sorumlulukları olan bir insanın çok daha ötesinde olduğumuz ruhsal boyutumuzla yani varlığımızın olağanüstü parçalarıyla ilgilidir.
Derinlikten söz ettiğimizde, bizi duygusal olarak bir üst boyuta taşıyabilecek yeteneği olan bir şeyi kastediyoruz. Derinliği arzularız çünkü derinlik bize insan olarak gerçek doğamızı, günlük hayatın sıradan gidişinin bir parçası olmayan boyutlarımızı gösterir. Derinliklerimizle karşılaştığımızda, benliğimizin daha önceden bilmediğimiz sınırlarına erişiriz ve birden hayatın hayal ettiğimizden çok daha muhteşem olduğunu fark ederiz. Kendi derinliğimizle karşılaşmak heyecan vericidir; derinliği bir ilişkide yaşamak ise şüphesiz çok daha heyecan vericidir. Sevdiğimiz insan, hayatın sadece akşam yemeğinde ne yiyeceğimizi planlamaktan veya faturalarımızı nasıl ödeyeceğimizden ibaret olmadığını gösteren deneyimde bize katılmıştır çünkü. Derinlik, o olmadan var olmayan hayatlarımıza kalite ve zenginlik gelirir.
Anlam şeylerin önemleriyle ilgilidir; özellikle de şeylerin bizim için taşıdıkları önemle. Örneğin doğum gününüzün bir anlamı vardır çünkü size kendi hayatınızın mucizesini hatırlatır. Anlamı bir ilişkide yaşadığımızda ise, birden hayatın, daha Önceden farkında olmadığımız nitelikleri ve değerleri olduğunu görürüz. Bu bizi rahatlatır: bize huzur verir. Her şeyin olabileceği ve hiçbir şeye güvenilemeyecek gelişigüzel bir evrende kapana kısılmış gibi hissetmek yerine, aniden hayatın düzenli ve güzel olduğunu fark ederiz. Gerçekten de hayat mükemmel bir şekilde tasarlanmıştır; kaygılarımızı ve endişelerimizi, anlamın bize sağladığı güzel ve derin sepetin içinde bırakıp rahatlayabiliriz.
Samimiyet, hayata neşe getiren yakınlık deneyimidir. İlişkimizden beklediğimiz şeylerin en önemli sonucudur. Birine yakın olmanın hazzıdır ve bizi sadece mutlu değil canlı yapan ama sevgilimizin yanında canlı olmaktan dolayı mutlu yapan şeydir. Uzun, zorluklarla dolu ve bilinmeyen bir yolculukta tek başımıza olmak yerine yalnız olmadığımızı ve büyük mutluluklarımız gibi yükümüzün de paylaşılabileceğini fark ederiz. Samimiyet; derin veya anlamlı, günlük ya da sıradan tüm hayat deneyimlerimizin paylaşılmasıdır. Bu değiş tokuş ne kadar çok olursa, kendimizi sevdiğimiz insana o kadar yakın hissederiz.
Derinlik, anlam ve samimiyet; ruhlarımıza, kelimelerle anlatılamayacak sonsuz ve değerli parçamıza hitap eder. Bu yüzden, bu nitelikleri ilişkimizde ararken, ruhsal boyutta işleyen ve bize yalnızca ölümlü birer insan değil aynı zamanda ruhsal bir varlık olduğumuzu fark etmenin büyük doyumunu veren bir şeye de ulaşıyoruz gerçekten. Bu şekilde bakıldığında, aşk, her zaman değeri bilinmesi gereken, hayat boyu sahip olabileceğimiz en değerli hediyedir.
Yaşam Boyu Aşk - Daphne Rose Kingma - ...Ötesi
