- Katılım
- 10 Ocak 2009
- Mesajlar
- 138
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
bir gece yarısıydı umutlarımı çalıp kaçan trenin sreni ile uyandı bu canan durdurun beni de alın diye
bağırdım ama nafile gönül dinletemedi azraile, böyle yaşamaktansa canımı al diye yalvardım anlamadı
pislikler içerinde bembeyaz bi sayfa açmaya çalıştım yazdığım satırlarımı mürekkeple değil çamurlan yazdım
bilesiniz ne çok dert kağır çekmiş bu düşünen suçlu lakabını alan yolcu son durakda bekler olmuş belasını
arar olmuş bertaraf olmuş yaşayışına son yudumla elvedalara kafa tutmuş yerde bulduğu kurumuş gül ilen
belki dikeni batmış ama yılmamış sımsıkı tutmuş sanki avucunun içindeki onun son anlamıydı nefes için
alması gereken bilmesi gereken acılarına melhem olabilitesini arttırmış son çırpınışlar bi yere kadarmış
evvel zaman içinde yalan dünyamın dışında hayaletler gibi yaşayışı benimsemek belki bir çare olmuş
dudaklardaki sigaranın dumanı yalancı dünyanın bekçisi kimi zaman dertleri sevinç rolündeki çaresizi oynattın
herşeye layık görülen bu beden karşınızda suratındaki karamsar bakışlarla gözlerinize bakarak dilenmek ister
ama söyleyemez çünki konuşamaz kader daha küçükken yıkmıştır tertemiz dünyasını alabora eğlemişltir
her gün isyan ede ede günaha gireceğine kabullenmiştir boşa çırpınmaz rahman huzurunda boynu kıldan ince
küçükken başilayıp çocukken bitti benim için uzatmaları oynar oldum oyuncak niyetine ömrüm ilen
len yeter bıktım demeye yüzüm yok yutulur ağza gelen onca haykırış dil varmaz söylemeye
bir çırpıda yıkılan hayalllerin hesabını sormaya neden demeğe değmeyin deertlerime
şimdi filmin son karesi benim için gülerek çıkmayı isterdim fotorafta ama
ne ben inanırım bu gülmeye nede yanı başımda yıkılışımı zevkle izleyen kaderim elveda ederim
dudaklardaki sigaranın dumanı yalancı dünyanın bekçisi kimi zaman dertleri sevinç rolündeki çaresizi oynattın
bu sözleri kendi hayatıma uydurarak yazdım umarım beğenirsiniz
bağırdım ama nafile gönül dinletemedi azraile, böyle yaşamaktansa canımı al diye yalvardım anlamadı
pislikler içerinde bembeyaz bi sayfa açmaya çalıştım yazdığım satırlarımı mürekkeple değil çamurlan yazdım
bilesiniz ne çok dert kağır çekmiş bu düşünen suçlu lakabını alan yolcu son durakda bekler olmuş belasını
arar olmuş bertaraf olmuş yaşayışına son yudumla elvedalara kafa tutmuş yerde bulduğu kurumuş gül ilen
belki dikeni batmış ama yılmamış sımsıkı tutmuş sanki avucunun içindeki onun son anlamıydı nefes için
alması gereken bilmesi gereken acılarına melhem olabilitesini arttırmış son çırpınışlar bi yere kadarmış
evvel zaman içinde yalan dünyamın dışında hayaletler gibi yaşayışı benimsemek belki bir çare olmuş
dudaklardaki sigaranın dumanı yalancı dünyanın bekçisi kimi zaman dertleri sevinç rolündeki çaresizi oynattın
herşeye layık görülen bu beden karşınızda suratındaki karamsar bakışlarla gözlerinize bakarak dilenmek ister
ama söyleyemez çünki konuşamaz kader daha küçükken yıkmıştır tertemiz dünyasını alabora eğlemişltir
her gün isyan ede ede günaha gireceğine kabullenmiştir boşa çırpınmaz rahman huzurunda boynu kıldan ince
küçükken başilayıp çocukken bitti benim için uzatmaları oynar oldum oyuncak niyetine ömrüm ilen
len yeter bıktım demeye yüzüm yok yutulur ağza gelen onca haykırış dil varmaz söylemeye
bir çırpıda yıkılan hayalllerin hesabını sormaya neden demeğe değmeyin deertlerime
şimdi filmin son karesi benim için gülerek çıkmayı isterdim fotorafta ama
ne ben inanırım bu gülmeye nede yanı başımda yıkılışımı zevkle izleyen kaderim elveda ederim
dudaklardaki sigaranın dumanı yalancı dünyanın bekçisi kimi zaman dertleri sevinç rolündeki çaresizi oynattın
bu sözleri kendi hayatıma uydurarak yazdım umarım beğenirsiniz
