- Katılım
- 13 Nisan 2008
- Mesajlar
- 2,721
- Reaksiyon puanı
- 51
- Puanları
- 0
Küçük bir kız öğretmeni ile balinalar hakkında konuşuyordu.
Öğretmen bir balinanın insanı yutmasının fiziksel olarak imkansız
olduğunu söyledi, çünkü balinaların boğazı çok küçüktü.
Küçük kız Jonah'ı (Yunus peygamber) bir balinanın yuttuğunu
söyledi,sinirlenen öğretmen balinanın insanı yutamayacağını
tekrarladı, bu imkansızdı.
Küçük kız şöyle dedi, 'Cennete gittiğim zaman Jonah'a soracağım'
Öğretmen 'Ya Jonah cehenneme gittiyse?' diye yanıtladı.
Küçük kız ' O zaman sen sorarsın'
________________________________
Bir anaokulu öğretmeni sınıftaki çocuklar resim yaparken, onları
seyrediyordu.Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta dolaşıyordu.
Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında gittiğinde, ona
ne çizdiğini sordu.
Kız yanıtladı, 'Melek resmi çiziyorum'
Öğretmen duraksadı ve sordu, 'Ama hiç kimseMeleklerin neye benzediğini
bilmiyor'
Kız kafasını kaldırmadan yanıtladı, 'Birazdan öğrenecekler'
________________________________
Bir gün küçük bir kız oturup annesinin mutfakta bulaşıkları yıkamasını
seyrediyordu. Aniden annesinin saçlarında beyazlar olduğunu fark etti.
Annesine baktı ve merakla sordu, 'Neden saçında beyazlar var anne?'
Annesi yanıtladı, 'Her yanlış yaptığında, beni kızdırdığında, mutsuz
ettiğinde, saçlarımdan biri beyazlar'
Küçük kız bu cevap üzerinde bir süre düşündü ve sonra sordu,
'Anne,anneannemin tüm saçları nasıl bembeyaz oldu?'
________________________________
Çocuklar hep birlikte fotoğraf çektirmişlerdi, öğretmen her birini bir
fotoğraf almaya ikna etmeye çalışıyordu.
'Düşünün, büyüdüğünüz zaman bu fotoğrafa bakıp 'Bu Jennifer, o
avukat,' veya 'bu Michael, o doktor' demek ne kadar güzel olur'
Sınıfın arkasından zayıf bir ses çınlar 'Ve bu öğretmen, o öldü.'
________________________________
Çocuklar öğle yemeği için Katolik ilkokulunun kafeteryasında sıraya
girmişlerdi. Masanın başında büyük bir elma yığını vardı, rahibe bir
not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:
'Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor'
Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda büyük bir
çikolatalı çörek yığını vardı.
Bir çocuk not yazmıştı, 'İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları gözlüyor'
Öğretmen bir balinanın insanı yutmasının fiziksel olarak imkansız
olduğunu söyledi, çünkü balinaların boğazı çok küçüktü.
Küçük kız Jonah'ı (Yunus peygamber) bir balinanın yuttuğunu
söyledi,sinirlenen öğretmen balinanın insanı yutamayacağını
tekrarladı, bu imkansızdı.
Küçük kız şöyle dedi, 'Cennete gittiğim zaman Jonah'a soracağım'
Öğretmen 'Ya Jonah cehenneme gittiyse?' diye yanıtladı.
Küçük kız ' O zaman sen sorarsın'
________________________________
Bir anaokulu öğretmeni sınıftaki çocuklar resim yaparken, onları
seyrediyordu.Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta dolaşıyordu.
Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında gittiğinde, ona
ne çizdiğini sordu.
Kız yanıtladı, 'Melek resmi çiziyorum'
Öğretmen duraksadı ve sordu, 'Ama hiç kimseMeleklerin neye benzediğini
bilmiyor'
Kız kafasını kaldırmadan yanıtladı, 'Birazdan öğrenecekler'
________________________________
Bir gün küçük bir kız oturup annesinin mutfakta bulaşıkları yıkamasını
seyrediyordu. Aniden annesinin saçlarında beyazlar olduğunu fark etti.
Annesine baktı ve merakla sordu, 'Neden saçında beyazlar var anne?'
Annesi yanıtladı, 'Her yanlış yaptığında, beni kızdırdığında, mutsuz
ettiğinde, saçlarımdan biri beyazlar'
Küçük kız bu cevap üzerinde bir süre düşündü ve sonra sordu,
'Anne,anneannemin tüm saçları nasıl bembeyaz oldu?'
________________________________
Çocuklar hep birlikte fotoğraf çektirmişlerdi, öğretmen her birini bir
fotoğraf almaya ikna etmeye çalışıyordu.
'Düşünün, büyüdüğünüz zaman bu fotoğrafa bakıp 'Bu Jennifer, o
avukat,' veya 'bu Michael, o doktor' demek ne kadar güzel olur'
Sınıfın arkasından zayıf bir ses çınlar 'Ve bu öğretmen, o öldü.'
________________________________
Çocuklar öğle yemeği için Katolik ilkokulunun kafeteryasında sıraya
girmişlerdi. Masanın başında büyük bir elma yığını vardı, rahibe bir
not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:
'Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor'
Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda büyük bir
çikolatalı çörek yığını vardı.
Bir çocuk not yazmıştı, 'İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları gözlüyor'
