Binbaşı
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 1,048
Tesekkür: 408
786 Mesajinıza toplam 1,597 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
| NURBANU'NUN İYİLEŞME ÇABALARI... merhaba. ben 19 yıllık sosyal fobik ve 5 yıllık ta majör depresifim.aslında epresyon bende kronik olarak var.liseden beri sürekli bir arayış içindeydim.kendimle insanlarla çatışıyordum sürekli.bu yaşadığım 'ben' ben değildi.bu özgüvensiz,utangaç halim benim kişiliğim olamazdı.üniversite yıllarımda bu arayış daha da arttı.bir kaç psikoloğa gittim,ama beni anlayamadıklarını düşünüp bıraktım.daha sonra bir psikiyatriste gittim,ilaç yazdı ama faydasını göremedim.bir gün psikolojiyle ilgili radyo programı dinliyordum.konu sosyal fobiydi.kulak verdim ki tamamiyle beni anlatıyordu.inanamadım,hayretleri içinde radyodan kendimi dinliyordum.biliyordum bu benin ben olmadığını!bunun bir duygudurum bozukluğu olduğunu artık keşfetmiştim.Allah'ıma şükrettim.o gün benim için bir dönüm noktası olmuştu.hemen bu psikolğa bir defter dolusu mektup yazdım,hayatımı,yaşadıklarımı anlattım.telefon üzerinden psikoterapi yapabildiğini söyledi.son umut demiştim artık.aradım 45 dk. konuştuk, hiç te düşündüğüm gibi bir sonuç çıkmadı.bu da beni anlamadı.bana"Güzel kızsın,yeteneklerin var.bu zamanla geçer" gibi bilindik cümleler kurdular.iyice psikologlardan ve hayattan soğumaya başlamıştım.sonra internete girerek sosyal fobiyi araştırmaya başladım.sitelere,forumlara üye oldum,arkadaşlar edindim.bir arkadaşın önerdiği bir "Sosyal Fobi" kitabını aldım bir kaç saat içinde bitirdim. çünkü her kelimesi beni anlatıyordu.çünkü yazarı psikolog da seki bir sosyal fobikti.sosyal fobiyi derinden yaşamayan,onun ne büyük bir acı olduğunu bilmeyen,yaşamayan,ord.prof.dr. da olsa anlayamaz,anlatamaz...sonra bu yazara da mektup yazdım.sağolsun cevap verdi cep numarasını yollamış.aradım konuştuk fakat o zaman ne istanbula gidecek zamanım,ne de maddi durumum vardı.annemle ablam beni anlamaya çalışıyorlardı,destek oluyolardı fakat yine de tam anlayamıyorlardı.sonra bir de ilçemizdeki devlet hastanesinin psikiyatristine de gitmeye karar verdim.o adamcağız da 'deli' olarak nam salmış biriydi.ama olsun doktordu ya.birkaç ilaç yazdı.birkaç ay düzenli kullandım ama bunlar da işe yaramadı.sonra bir gün yine bulunduğum ildeki psikologları araştırıyordum.özel ve güvendiğim bir hastanenin psikoloğuna da mektup yazmaya karar verdim.cep numaramı dahi bırakmıştım.psikologlara pek inancım kalmamıştı ama yine de şansımı denemek istedim.birgün üzgün,muzdarip bir şekilde "Allahım.nasıl iyi olucam ben.bana çıkış yolu göster" derken cebim çaldı.arayan mektup yazdığım psikologtu!bana masterını tamamlamak için ücretsiz tedavi teklif ediyordu!!Allah sıkışan kuluna mutlak bir ferah kapısı açar.ben de derhal kabul ettim.o da bir sosyal fobik arıyormuş tezini tamamlamak için.haftada bir gitmeye başladım.baktım benden 3 yaş büyük.benim yaşlarımda gencecik kız,ne anlar benim halimden.ama ücretsiz madem,bunu değerlendireyim dedim.gittim,yazı ve telefondan tanışmışlığımız vardı ama bu sefer yüzyüze tanıştık.bu ilginç bir tevafuktu.ikimiz de aradığımızı bulmuştuk.konuşmaya başladık ki bu kadını diğerlerinde çok farklı olduğunu gördüm.gençti ama gayet olgun,anlayışlı,müthiş bir ikna yeteneği olan biriydi.gözlerimin içine öyle derin bakıyor,beni öyle dikkatli dinliyordu ki sanki resmen içimi okuyordu.aynı anda hastanenin nöroloğuna başlamıştım. o da kuvvetli bir kaç ilaç yazdı.6 ay kadar kullandım ama bunlar da malesef hiçbir etki etmedi.evet benimki majör depresyondu ve dirençli bir depresyondu bu da.psikoloğuma tezi bitene kadar devam ettim.ama o bana tezi bitse de ücretsiz gelmemi söyledi.o aralar başka işlerim çıktığı için onu da yarım bıraktım.ama ilk güvendiğim psikolog olmuştu kendisi...sonra internetten depresyon üzerinde araştırmalar yapmaya başladım.ünlü bir yazarın depresyon adlı kitabını aldım,okudum.burdakilerin bir çoğu da benim yaşadıklarımdan bahsediyordu…üniversite yıllarım depresif ve arayış içinde geçti.sonra mezun oldum,lisans diplomamı elime aldım.bakıyordum ama sevinemiyordum.oysa benim en büyük hedeflerimden biri bu değil miydi.artık bir öğretmendim.Allahım niye hayattan bu kadar soğudum.niye bu güzelliklere sevinemiyorum.ailem havalara uçarken,ben karşımda asılı duran kepli fotoğrafıma ve lisans diplomama boş boş bakıyordum...annemin zoruyla işe başladım.ilçemizin özel bir okuluna müracaat ettim.ama ben nasıl yapacaktım,sosyal fobik,depresif ve özgüvensizdim.eski yaşam sevincim yoktu.50 kişi içinden seçilerek işe başladım.yardımcı öğretmenliği seçmiştim.iş arkadaşları dahi buna şaşırarak" hocan niye asil öğretmenliği seçmedin"diyorlardı.onrada ben depresifim,sosyal fobikim,özgüvensizim diyecek halim yoktu.ilk yılım olduğu için böyle bir seçim yaptım dedim...korktuğum başıma gelmişti.daha ilk haftada benim sorunlu biri olduğum anlaşılmıştı.toplulukta konuşmayan,konuşmaya kalksam hakarete uğracakmış hissi taşıyan,bazen çok neşeli,konuşkan hatta çatlaklık derecesinde biri olurken,bazen sus pus oturan,somurtan ve çok alıngan biriydim.arkadaşlar da haliyle durumumu merak ediyorlardı.ruhsal durumum öyle hızlı değişiyordu ki insanlar artık bana nasıl davranacaklarını kestiremiyorlardı...ramazan bayramında babaannem vefat etti.onca kederimin üzerine bir de bu üzüntü eklenmişti.gece uykusuzluğu başladı.hoş gündüzleri de uyuyamıyordum ya. kurban bayramım çok kötü geçti.çok aır bir buhran geçiriyordum.bir noktaya dalıp 1 saat boyunca hiç kafamı kaldırmadan oraya baktığımı biliyorum.bunu yapmaktan kendimi alamıyordum.annem de haliyle bu durumuma üzülüyordu.okullar açıldı ama ben 4 gün daha okula gidemedim.ilk öğretmenler günümü evde depresyon komasında yatarak geçirdim .iş arkadaşımın birisine durumumu anlatmak zorunda kaldım.müdür beye de anlatarak birkaç günlük izin aldım.ama okulda bana ihtiyaç vardı.o yüzden 4.günü zorla da olsa toparlandım,uykusuzluktan dirençsiz vücudumla okual gittim.çocuklar ve arkadaşlar beni özlemişlerdi.buna dahi sevinemiyordum...birgün yine nette araştırma yaparken TMS diye bir tedavi yöntemine rastladım.beyinin manyetik uyarılmasıyla birkaç hafta içinde depresyon geçiyormuş.araştırdım,yetkililerle konuştum,tedaviyi olup ta memnun kalanlarla konuştum ve randevu almaya karar verdim.sömestr da 10 günlüğüne istanbula gidip bu tedaviyi olmalıydım.ama bunu aileme nasıl anlatacaktım.önce ablama anlattım.razı gelmedi.istanbullarda tek başına beynine nasıl bunu yaptırabilirsin dedi.oturduk uzun uzun konuştuk.ikna olmuştum.gitmeyecektim.bana Türkiyenin en ünlü özel hastanesinin psikiyatristini önerdi.aradık randevu aldık, gittim.ona da herşeyden bahsettim.teşhisi majör depresyondu.bunu açıklamadı ama verdiği ilaçların içeriğinde majör depresyon içindir yazıyordu.3 aydır kullanıyorum ama malesef bunların da hiçbir faydasını göremedim.birgün oturdum,hayatıma yeni bir yön vermeye karar verdim.ben inançlı bir insandım.neden Allaha karşı görevlerimi tam yapmıyor,ibadetlerimi yarım yamalak yapıyordum.halbuki ibadetin az ama sürekli olanı makbul değil miydi.niye kendimi bu kadar nefsime ve şeytana uyduruyordum.okuldan geldiğim gibi netin karşına geçip,tv yi açıyordum.hayatta yapmayı en çok sevdiğim şey olan kitaptan bile uzaklaşmıştım.kütüphanemdeki yğınla kitaba bakıp,ben bunları nasıl okudum diye şaşırıp kalıyordum.karar verdim.9 mayıs 2011 tarihinden itibaren daha düzenli bir hayat yaşamaya başlıyacaktım.önce televizyon izlemeyi bıraktım.morga kaldırılan bir ölü gibi tvnin fişini çekip,üzerini beyaz örtüyle örttüm.ibadetlerimi düzenli yapmaya başladım.spora başlayacaktım interneti de kapatacaktım.10 mayıs gecesi son bir kez daha bakayım,belki yararlı birşeyler bulurum dedim.google a depresyona iyi gelen müzikler yazdım.karşıma www.hayatimdegisti.com sitesi çıktı.girdin,inceledim.telkin mp3lerini indirdim.açıklamaları okudum.pek inanasım gelmedi ama yine de dinlemeye başladım.tamam ney,doğa sesleri çok güzeldi ama geri plandaki belli belirsiz telkinler nasıl benim bilinçalıtımı harekete geçirebilir ki dedim.forumu daha dikkatli incelemeye başladım,üye oldum,sorular sordum.11 mayıs günü telefonuma aktardığım mp3leri dinlemeye başladım.başıma müthiş bir ağrı girmişti.amabu başka türlü bir ağrıydı.bildiğimiz başağrılarına benzemiyordu.sanki beynimin içinde şişek çakıyor,elektrik akımı dolaşıyordu.başımın heryeri çatlarcasına ve durmadan ağrıyordu.forumda ilk tepkilerden birinin başağrısı olduğunu okuduğumda biraz daha inandım telkinlere.yüzümde sivilce de çıkmıştı.sindirim sistemim de hızlanmıştı.özellikle suçluluk telkinini dinlerken beynim daha çok ağrıyordu.ama mazdem bu belirtiler benim iyi olacağım anlamına geliyor,varsın başım ağrısın,sivilcelerim çıksın,bağırsaklarım çalışsın...telkinleri dinlerken bağım ağrımaya başladığında sevincimde havalara uçuyorum.foruma kendime bir arkadaş aradığımı yazdım.aynı dertten muzdarip iki arkadaşla tanıştık.birisiyle ayrı ülkelerin insalarıydık ama dertler aynı olunca,daha ilk günden 40 yıllık dostmuşuz gib saaatlerce sohbet ettik.onun önerdiği siteleri de inceledim,çekim yasası,olumlamalar,kuantum,çekirdek inanç konularını da araştırıyorum şuan.böyle yararlı yerleri dolaştığım için çok mutluyum.en kısa zamanda çekirdek inanç testinide yaptırcam inşaallah....işte benim iyileşme çabalarım bunlar.bundan sonraki gelişmeleri günlük bölümünde hergün sizlerle paylaşacağım.şuan iyileşme değil de daha çok kötüleşme yaşıyorum ama bunlar iyi olacağım anlamındaysa amenna...Atakan beye bu harika hizmetinden dolayı teşekkürler...sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle... Buraya ilk defa geliyorsanız ismim Atakan Sönmez ve burası hayatimdegisti.com.Boğaziçi üniversitesi mezunuyum ve Türkiyede ilk Subliminal Telkin Uzmanıyım.tıklayın Bir site olsa onu bulanların uykuda dinledikleri mp3 ler ile hayatları değişse… Bir site olsa onu bulanlar hipnoz olmadan sadece subliminal mp3 leri yükleyip ve uykuda dinleyerek hayatlarını değiştirseler. Bu fikir 1995 yılında yani 25 yıl önce çıkmıştı. 15 yıl önce ise bu mp3 lerin kişiye engel olan çekirdek inançlara göre hazırlanması yani cekirdekinanc.com fikri oluştu Hipnoz gibi bir şey mi subliminal mp3 nedir? Tam olarak değil. Öncelikle size engel olan 0-11 yaş arası oluşan bilinçaltı kayıtlarınız yani çekirdek inançlarınız bulunur. Sonra bu çekirdek inançlarınızın pozitif halleri olumlamalar isminize özel olarak mp3 lerin ve müziğin içine gizlenir. Siz de uykuda ya da uyanıkken bu mp3 leri dinleyerek sonuç alırsınız. Çocukluğunuzda size söylenenlerin tam tersini dinlediğiniz kayıtlarla binlerce kez bilinçaltınıza yerleştirmiş oluruz. Çekirdek inançların hayatımda engellere neden olduğunu nasıl anlarım? Hayatınızda hep aynı şeyler tekrar ediyorsa. İlişkilerde hep aynı şeyleri yaşıyorsanız... Aşırı fedakar bir yapınız varsa ve bu sanki göreviniz haline geldiyse. Birilerini kurtarmaya çalışıyorsanız. Paranızın bereketi yoksa sürekli gereksiz harcamalar çıkıyorsa birikim yapamıyorsanız. Hayır demekte zorlanıyorsanız. Odaklanmakta bir şeyleri devam ettirmekte sorun yaşıyorsanız. İlişkilerde mıknatıs gibi sorunlu kişileri çekiyorsanız. İş hayatında iniş çıkışlar sürekli oluyorsa. Ertelemeleriniz fazla ise. Aşırı kontrolcü ve garantici bir yapınız varsa kaygı düzeyiniz yüksekse hep en kötü ihtimali düşünüyorsanız ve şanssızlıkları sorunlu olayları ve sorunlu kişileri hayatınıza çekiyorsanız çocuk yaşta oluşan çekirdek inançlar hayatınızı yönetiyor olabilir.
25. yıla özel şimdi arayanlara 5 dakikalık çekirdek inanç ön tespit ve bir günlük deneme telkin mp3 ücretsizdir. Ön tespitte size engel olan birkaç çekirdek inanç örneği verilir. Atakan Sönmez tarafından yapılır ve bilgi amaçlıdır. +90 5424475050 Türkiye dışındakiler whatsapp tan arayabilir cekirdekinanc.com inceleyiniz. |