Albay
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 432,578
Tesekkür: 0
429 Mesajinıza toplam 518 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
| LOKMAN (LUKMAN) Lokman'ın
adı geçen iki ayetin meâli şöyledir: Andolsun Biz Lokman'a Allah'a
şükretmesi için hikmet verdik. Şükreden kimse ancak kendisi için şükretmiş
olur. Nankörlük eden ise, bilsin ki Allah her şeyden müstağnîdir, övülmeye
lâyık olandır. Lokman, oğluna öğüt vererek. Yavrum, Allah'a eş koşma,
doğrusu eş koşmak büyük zulümdür demişti (Lokman, 31/12,13).
Lokman'ın adı içinde geçmese de onun oğluna öğütleri devam etmektedir. Ancak
arada iki ayet içinde Yüce Allah, Lokman'ın öğüdündeki eş koşmayı(şirk) tekit
için ana-babaya iyi davranmak; yaradana şükür, ana-babaya teşekkür etmesini
bilmekle beraber; eğer ana-baba Allah'a eş koşmak üzere çocuğunu körü körüne
zorlarlarsa o çocuğun onlara itaat etmemesi, dünya işlerinde onlarla güzelce
geçinip Allah'a yönelen kimselerin yoluna uyması gerektiğini bildirmektedir
(Lokman, 31/14,15). Lokman'ın öğütleri şöyle devam etmektedir: Yavrum,
işlediğin şey bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kayanın içinde,
göklerde veya yerde bulunsa da, Allah onu getirip meydana kor. Doğrusu Allah
Lâtif'dir, haberdar'dır. Yavrum, namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir
ve başına gelene sabret; doğrusu bunlar azmedilmeye değer işlerdir. İnsanları
küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Allah, kendini beğenip
böbürlenen kimseyi hiç şüphesiz ki sevmez. Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini de
kıs! Seslerin en çirkini şüphesiz merkeplerin sesidir (Lokman, 31/16-19).Lokman
suresinde geçen meâli verilen ayetlerden anlaşılmaktadır ki, bu zat bir
hakimdir. Çünkü ona hikmet verilmiştir. Böyle bir hikmete ulaşan kimseye
gereken, o hikmete şükürdür. Aslında Yüce Allah'ın, şükür de dahil hiç bir şeye
ihtiyacı yoktur. Ancak şükre ihtiyacı olan insandır. Çünkü Allah, şükredince
nimetleri artırma vadinde bulunmuştur (İbrâhim, 14/7). Lokman, üç kere
yavrum veya oğlum diye hitap ederek oğluna öğüt
vermiştir. Bunlardan ilkinde Allah'a eş, ortak koşmamasını öğütlemiştir. Çünkü
bu, Allah'ın hakkını başkasına vermek, kulların ve bütün varlıkların yaratanına
olan bu haksızlıkla onların haklarını çiğnemek, başta Yüce Allah'ın ikram
ettiği, şerefli kıldığı insan olmak üzere bu varlıkları esas yaratanından başka
fâni, âciz, güçsüz şeylere yönelterek onları tahkîr etmektir. Lokman, ikinci
yavrum hitabiyle başlayan öğüdünde, Yüce Allah'ın hardal tanesi
kadar da olsa yapılan bütün iyilik ve kötülükleri gördüğünü, bildiğini ve
onları ahirette değerlendireceğini anlatmıştır. Nitekim Yüce Allah, zerre
miktar hayır-şer işleyenin karşılığını göreceğini bildirmektedir (ez-Zilzâl,
99/7-8). Lokman, yine oğluna hitaben üçüncü öğüdünde onun namazı kılmasını,
iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmesini, başına gelene sabretmesini,
insanlara böbürlenip kibirlenmemesini, çalım satıp öğünmemesini, yürümesinde,
konuşurken sesinde ölçülü olmasını tavsiye etmiştir.Lokman
hakkında hadislerde de bazı bilgiler bulunmaktadır. En'âm suresi'nin 82.
ayetinin nüzulünde sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Bizim hangimiz nefsine
zulmetmez ki...? dediklerinde, Peygamberimiz. Bu ayetteki zulüm sizin
sandığınız gibi değildir. O zulüm, şirk demektir. Lokman'ın oğluna nasihat
ederken, yavrum, Allah'a şirk koşma. Zira şirk en büyük zulümdür dediğini
işitmediniz mi? cevabını vermiştir (Sahîh-i Buhârî, Tecrîd-i Sarîh,
Tercemesi, IX, 163). Lokman şöyle derdi: Yavrum, ilmi âlimlere karşı
böbürlenmek, sefihlerle münazarada bulunmak ve meclislerde gösteriş yapmak için
öğrenme! (Ahmed b. Hanbel, I,190). Bu anlatım ve devamı başka bir
rivayette şöyle yer almaktadır: ...Gınâ göstererek ve cehalete düşerek
ilmi terketme! Yavrum, meclisleri ihmal etme! Allah'ı anan bir topluluk
gördüğünde onlarla otur. Eğer âlimsen ilmin işine yarar; cahilsen onlar sana
öğretirler. Umulur ki Allah onlara rahmetini lütfeder, onlarla beraber sana da
ulaşır. Allah'ı anmayan bir lopluluk gördüğünde onlarla oturma. Eğer âlimsen
ilminin sana bir yararı olmaz; cahilsen onlar seni saptırırlar. Allah onları
azabına düçar kılar, sana da onlarla beraber isabet eder (Dârimî,
Mukaddime, 34). Yine bir hadis-i şerifde ilim-hikmet hakkında şöyle
denilmektedir: Hakîm Lokman oğluna şu tavsiyede bulunmuştur. Yavrum
âlimlerin yanında otur ve dizlerinle onlara çok yaklaş. Çünkü Allah, gökten
indirdiği yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, kalbleri hikmet nûruyla
diriltir(Muvatta, İlim, 1). Lokman hakkında başka bir hadis de şöyledir:
Hakim Lokman, şöyle derdi: Şüphesiz Allah bir şeyi emânet aldığı zaman
onu korur (Ahmed b. Hanbel, II, 87).Bu
hadislerin, meselâ zulüm, hikmet, ilim gibi konularda Kur'ân-ı Kerîm'deki
Lokman ile ilgili ayetlerle rabıtalı olduğu görülmektedir.Lokman'ın
kim olduğu konusunda çeşitli görüşler vardır. İbn İshak'a göre Lokman'ın nesebi
[Lokman b. Bâur b. Nahor b. Tarih (Terah: Âzer)] Dördüncü. Kuşakda Hz İbrahim
(a.s)'in babası Âzer'e ulaşır. Vâkıdî, Lokman'ın İsrâiloğulları kadısı, Eyle ve
Medyen taraflarında yaşayan, Eyle'de ölen bir kimse olduğunu zikreder.
İkrime'ye göre Lokman bir nebîdir. Ancak onun bir hakim olduğunda âlimlerin
ittifakı vardır (Sahih-i Buharî Tecrid-i Sarih Tercemesi, IX, 163). Vehb b.
Münebbih'e göre; Lokman İbn Bâûra, Âzer neslindendir. Mukâtil'e göre ise, Hz.
Eyyub (a.s)'in kızkardeşinin veya teyzesinin oğlu idi. Uzun müddet yaşadı. Hz.
Davud'a yetişti ve ondan ilim aldı. Sanat sahibi idi. Bir nebî olduğunu
söyleyenler de oldu. İbn Rüşd, Tehâfüt'ünde söylediği gibi, her nebî hakîmdir,
fakat her hakim nebî değildir. Bakara sûresi'nin 269. ayetine göre Yüce Allah
hikmeti istediğine verir. Kime de hikmet verilmişse ona büyük hayır
lütfedilmiştir. Dolayısıyle o kimsenin ilmen, amelen bunun şükrünü yerine
getirmesi gerekir. Lokman için de Kur'ân'da böyle söylenmiştir (Elmalılı Hamdi
Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, IX, 3842-3843).Lokman,
İslâm'dan önceki Araplarda kendisinden çok bahsedilen bir şahsiyet idi. Yahudi
ve Hristiyan kutsal kitaplarında adı geçmez. Onun Âd kabilesinden veya Habeşli
bir köle olduğu da belirtilmiştir (S.G.F. Brandon, A Dictionary of Comparative
Religion, London 1970, s. 414).Eski
Arap geleneğinde cahiliyye devri insanları bu zata Lukmânü'l-Muammer
diyorlardı. Onun yedi kartalın ömrü kadar uzun yaşadığına inanılırdı. Ebû Hâtim
es-Sicistâni'nin Kitâbül-Muammarîn adlı eserinde Lokman, Hızır'dan
sonra uzun yaşayan ikinci şahsiyet olarak yer alır. Yedi kartal ömrü beş yüz
altmış yıl yapsa da çeşitli rivayetlerde onun bin, hatta üç bin-üç bin beş yüz
yıl yaşadığı bile ileri sürülmüştür. Lokman'a, Nâbiga'nın şiirlerinde bile
rastlanır. Cahiliyye geleneğinde Lokman aynı zamanda bir kahraman ve hakim bir
kimse olarak da görülürdü. Bir çok macera ona isnat edilmişti. Bütün bunlar
arasında Lokman, Âd kabilesinden olmakla bu kabîleye Sodom gibi günahkârlığı
dolayısıyla kuraklık cezası verildiğinde, onun da dahil olduğu bazı kimseler
yağmur için dua etmek üzere Mekke'ye giderler. Ancak Âdlılar orada zevk ve
safâya dalıp esas vazifelerini unuturlar. Hatırlatıldığında da birisi siyah bir
bulut isteyiverir. Âd kabilesinin mahvı bu bulutla olur. Aslında onların
cezalandırılmaları Hz. Hûd'a itaatsizlikleri dolayısıyladır. Âd kavmi ile
ilgili ayetlerde ve Hûd suresinde Lokman'ın adı geçmez (Bernhard Heller, İA.,
Lokman , maddesi).Lokman,
Kur'ân-ı Kerîm'de yer aldıktan sonra, Arapça darb-ı mesel ve hikmet
kitaplarından Kasasul-Enbiyalara kadar bir çok eserlerde yer aldı. Sa'lebî (ö.
427/1035) Ârâisul-Mecâlisinde ondan bahsederken Kur'ân'daki anlatımı
başka rivayetlerle genişletir. O, Lokman'ın kim olduğu konusunda yukarıdaki
bütün bilgileri verdikten sonra Mücâhid'in onun uzun dudaklı siyahî bir köle
olduğu yolundaki rivayetlerini de bunlara ekler. Ancak bu rivayeti takviye
sadedinde insanlardan Sudan'dan çıkmış üç hayırlı kimse arasında, Bilâl
(Habeşli ?), Hz. Ömer (r.a)'ın kölesi Mühecca' ve Lokman'a (Sudan'ın Mısır'a
yakın Nubya tarafından) yer veren rivayeti de almaktadır. O, Lokman'ın Habeş'li
bir marangoz, bir terzi olduğu konusundaki iddiaları da aktardıktan sonra,
âlimlerin onun hakim olup nebî olmadığında ittifak ettiklerini, bu konuda
İkrime'nin farklı görüşe sahip olduğunu (bazılarına göre Lokman'ın nebîlik ile
hakimlikten birini tercihte serbest bırakıldığı, onun hikmeti seçtiğini) belirtmektedir.
O, ayrıca Lokman'ın nebî olmadığı; Allah'ın çok tefekkür, iyi yakın ile takvâ
ehli kıldığı bir kul olduğu; onun Allah'ı, Allah'ın da onu sevdiği, ona hikmet
lütfettiğini açıklayan bir hadis de nakleder (Sa'lebi, Arâisul-Mecâlis, 312).Sa'lebî,
Lokman'ın, dünyada sıkıntı çekenin refahtakinden hayırlı olduğunu; dünyayı
ahirete tercih edenin dünyada da, ahirette de kaybedeceğini; malın sıhhat,
nimetin nefis temizliği gibi olmadığını; doğru söz, emaneti yerine teslim ve
boş yere konuşmayı terkin hikmeti doğurduğunu söylediğini nakleder. Yine onun
nakline göre Lokman oğluna şöyle dedi[img]images/smilies/biggrin.gif[/img]ünya
derin bir denizdir. Çokları onda boğulmuştur. O denizde senin gemin Allah'dan
takvâ olsun. Bineğin Allah'a imanın ve yolun Allah'a tevekkül olsun. Umulur ki
kurtulursun; tamamen kurtulacağını da sanmam. Yavrum, insanlar ibadet ve taatte
her gün noksanlaştıkları halde nasıl olur da vadolunduklarından korkmazlar!
Yavrum! Dünyadan yetecek kadar al, ona kapılma, bu ahiretine zarar verir.
Dünyadan el etek de çekme, yoksa insanlara yük olursun. Oruç tut, bu şehvetini
keser. Seni namazdan alıkoyan orucu tutma, çünkü Allah'ın katında namaz oruçtan
daha büyüktür... Yavrum! İyiliği ondan anlayana yap. Nitekim koç ile kurt
arasında dostluk olmadığı gibi; iyi ile kötü arasında da dostluk olmaz.
Çekişmeyi seven hakarete uğrar, kötülük olan yerlere giden töhmet altında
kalır, kötülüğe yaklaşan kendini kurtaramaz ve dilini tutmayan pişman olur.
Yavrum! iyilerin hizmetinde bulun; fakat kötülerle dostluk kurma. Yavrum!
Güvenilir kimse ol ki zengin olasın. Kalbin günah lekeleriyle dolu olduğu halde
insanlara, Allah'dan korkuyormuşsun gibi görünme. Yavrum, âlimlerle bir arada
bulun ve onların dizinin dibinden ayrılma; fakat onlarla tartışmaya da girme,
yoksa sohbetlerinden seni mahrum ederler. Onlara bir şey sorarken nazik davran.
Seni ihmal ettiklerinde onlara bıkkınlık verme, yoksa senden usanırlar. Yavrum!
her şeyi arkanı dönerek isteme ve yüzün dönük olarak da ondan uzaklaşma! Zira
bu, basîreti azaltır ve aklı zayıflatır. Yavrum, küçükken edepli olursan,
büyüdüğünde faydasını görürsün! Yavrum, yolculuğa çıktığında, onu çekip
götürebileceğin bir yerde olmadıkça, hayvanından emin olma; çünkü onun sırtı
çabuk yağır olur ve bu hakimlerin işlerinden değildir. Gideceğin yere
yaklaştığında da hayvanından in ve yürü; kendinden önce onu doyur. Gecenin ilk
saatlerinde yolculuğa çıkmaktan sakın! Sana gecenin yarısına kadar dinlenip
gece yarısından sonra yola çıkmanı tavsiye ederim. Sefere çıkarken yanına
kılıcını, mest'ini, sarığını, elbiseni, su kabını, iğne ve ipliğini, biz'ini
(saraç iğnesi) al! Ayrıca yanında sana ve beraberindekilere yetecek kadar ilâç
bulundur. Arkadaşlarınla, Allah'a isyanın dışındaki hususlarda uyum sağla ve
onlara vefâ göster! Yavrum, kanaatkâr görünmekten sakın, zira bu tavrın sana
gündüzleri şöhret, geceleri ise şüphe getirir. Yavrum, kendini unutup da
insanlara iyiliği emretme! Yoksa senin durumun, insanlara ışık verdiği halde
kendisi yanarak tükenen kandile benzer! Yavrum, küçük işleri umursamazlık etme!
Çünkü küçük, yarın büyüğe dönüşür. Yavrum, yalan söylemekten sakın! Çünkü
yalan, dînini ifsat eder, insanların yanında mürüvvetini noksanlaştırır ve bu
durumda da utanma duygun yok olur; değerin düşer, makam ve mevkiin elden gider;
küçümsenirsin, konuştuğun zaman sözün dinlenmez, söylediğine itibar edilemez.
Bu duruma düşüldüğünde de yaşamanın zevki kalmaz! Yavrum, kötü huydan, sıkıntı
vermekten, sabırsızlıktan sakın! Bu hasletler karşısında hiç bir arkadaşın sana
dürüst davranmaz ve seninle aralarında dâima bir mesafe bırakırlar. İşini sev;
sık sık karşılaştığın olaylar karşısında sabret! İnsanlara karşı güzel huylu
ol! Zira huyu güzel olan, herkese güler yüz gösteren ve bunu yaygınlaştıran,
iyiler yanında nasîbini alır; ona karşı iyi kimseler sevgi besler, kötüler de ondan
uzaklaşır. Yavrum, gönlünü kederlerle ve kalbini üzüntülerle meşgul etme. Aç
gözlülükten sakın. Takdire rıza göster. Allah tarafından sana verilene kanaat
et ki hayatın güzelleşsin, gönlün sürurla dolsun ve hayattan zevk alasın. Eğer
dünya zenginliklerinin senin için bir araya getirilmesini istersen, insanların
ellerinde olanlara göz dikme! Zira peygamberleri bulundukları mertebeye
ulaştıran şey insanların ellerinde bulunanlara göz dikmemeleridir. Yavrum,
dünya hayatı kısadır. Senin oradaki ömrün ise daha da kısadır. Bu kısa ömrün de
daha az bir kısmı geride kalmıştır. Yavrum, iyiliği ehline yap, ehil olmayana
iyilik yapma; yoksa o, dünyada boşa gider, ahirette de sevabından mahrum
olursun. İktisatlı ol, savurgan olma; cimrilik derecesinde mala sarılma, israfa
varacak şekilde de onu dağıtma! Yavrum, hikmete sarıl ki onunla ikram göresin,
onu yücelt ki sen de üstün tutulasın. Hikmet ahlâkının en üstünü Allah (c.c)'ın
dinidir. Yavrum, hasedçinin üç belirgin özelliği vardır: Gıyabında dostunu
çekiştirir, yanında olduğu zaman ona yaltaklanır, o bir musibete duçar
olduğunda da ona sevinir (Sa'lebî, a.g.e., 313-315).Lokman'la
ilgili olarak sadece oğluna öğütler, hikmetli sözler, atasözleri (emsâl,
durub-ı emsâl) değil, kıssalar da nakledildi. Bunlardan Lokman'ın bir köle
olarak birisine takdim edildiğinde. o, diğer kölelerin incirleri onun yediğini
ileri sürerek efendilerini kandırmak istedikleri zaman, hep beraber sıcak su
içmelerini tavsiye eder. Efendileri öyle yapar, sonunda Lokman yalnız su
kusarken, diğerleri incir artıklarını su ile çıkarmaya başlarlar. Bir gün
efendisi, gelen misafiri için, Lokman'a en iyi ne varsa onu ikram etmesini
söyler. O da koyun dili ve yüreği getirir. Bir başka gün yine misafir için bu
defa en kötü ne varsa onu çıkarmasını söylediğinde aynı şeyleri verdiğini
görünce, sebebini sorar. Lokman, iyi bir dil ve yürekten daha iyi bir şey
olmadığı gibi, kötü bir dil ve yürekten de daha kötü bir şey bulunmadığı
cevabını verir (Sa'lebî, aynı yer).Lokman'a bu kıssalar dolayısıyla Araplar'ın Ezop'u (Aesopos) denilmiş,
Avrupa'da Ezop'a atfedilen bir çok nükteler Lokman'a isnat olunmuştur. Batılı
yazarlar Lokman'la ilgili kıssaların sonraki devirlerde Ezop'unkilerden kopya
edildiğini ileri sürerler. Bu konuda karşılaştırmalar ve örneklere de yer verip
eski gelenekte Lokman, hakîm, hatta peygamber bir kimse olarak tanınırken;
sonraki devrede artık köle, marangoz haline sokulduğunu eklerler. Onlara göre
Lokman; Bileam, Ahikar, Ezopla aynı görülmüştür. Bileam, Kitab-ı Mukaddes'te
geçer. Müfessirler, seceresi Lokman b. Bâûr b. Nahor b. Tarih şeklinde geçen bu
zatın İbrani dilinde bala, Arapça Lakama kökleri aynı
yutmak anlamına geldiği için, Kitab-ı Mukaddes'teki karşılığının Bileam olduğu
kanaatine ulaşmışlardır (Bileam için bk. Sa'lebî, 209 vd.). Lokman, Bileam
mıdır tartışmasında buna olumlu bakanlar yanında karşı çıkanlar; Lokman, Kur'ân
ve önceki gelenekte saygı duyulan; Bileâm, Kitab-ı Mukaddes ve Aggada'da nefret
edilen bir kimsedir, demektedirler (bk. Belâm). Lokman'ı, Roma'lı Ahikar veya
Yunan'ın Ezop'una benzetenler, onların sözlerinin veya onlarla ilgili
anlatımların benzerliklerine dayanmaktadırlar (Bernhard-N.A.
Stillman,Lokman, Encyclopedia of İslam, Leiden 1978, IV, 813). Buraya ilk defa geliyorsanız ismim Atakan Sönmez ve burası hayatimdegisti.com.Boğaziçi üniversitesi mezunuyum ve Türkiyede ilk Subliminal Telkin Uzmanıyım.tıklayın Bir site olsa onu bulanların uykuda dinledikleri mp3 ler ile hayatları değişse… Bir site olsa onu bulanlar hipnoz olmadan sadece subliminal mp3 leri yükleyip ve uykuda dinleyerek hayatlarını değiştirseler. Bu fikir 1995 yılında yani 25 yıl önce çıkmıştı. 15 yıl önce ise bu mp3 lerin kişiye engel olan çekirdek inançlara göre hazırlanması yani cekirdekinanc.com fikri oluştu Hipnoz gibi bir şey mi subliminal mp3 nedir? Tam olarak değil. Öncelikle size engel olan 0-11 yaş arası oluşan bilinçaltı kayıtlarınız yani çekirdek inançlarınız bulunur. Sonra bu çekirdek inançlarınızın pozitif halleri olumlamalar isminize özel olarak mp3 lerin ve müziğin içine gizlenir. Siz de uykuda ya da uyanıkken bu mp3 leri dinleyerek sonuç alırsınız. Çocukluğunuzda size söylenenlerin tam tersini dinlediğiniz kayıtlarla binlerce kez bilinçaltınıza yerleştirmiş oluruz. Çekirdek inançların hayatımda engellere neden olduğunu nasıl anlarım? Hayatınızda hep aynı şeyler tekrar ediyorsa. İlişkilerde hep aynı şeyleri yaşıyorsanız... Aşırı fedakar bir yapınız varsa ve bu sanki göreviniz haline geldiyse. Birilerini kurtarmaya çalışıyorsanız. Paranızın bereketi yoksa sürekli gereksiz harcamalar çıkıyorsa birikim yapamıyorsanız. Hayır demekte zorlanıyorsanız. Odaklanmakta bir şeyleri devam ettirmekte sorun yaşıyorsanız. İlişkilerde mıknatıs gibi sorunlu kişileri çekiyorsanız. İş hayatında iniş çıkışlar sürekli oluyorsa. Ertelemeleriniz fazla ise. Aşırı kontrolcü ve garantici bir yapınız varsa kaygı düzeyiniz yüksekse hep en kötü ihtimali düşünüyorsanız ve şanssızlıkları sorunlu olayları ve sorunlu kişileri hayatınıza çekiyorsanız çocuk yaşta oluşan çekirdek inançlar hayatınızı yönetiyor olabilir.
25. yıla özel şimdi arayanlara 5 dakikalık çekirdek inanç ön tespit ve bir günlük deneme telkin mp3 ücretsizdir. Ön tespitte size engel olan birkaç çekirdek inanç örneği verilir. Atakan Sönmez tarafından yapılır ve bilgi amaçlıdır. +90 5424475050 Türkiye dışındakiler whatsapp tan arayabilir cekirdekinanc.com inceleyiniz. |