Benim Kişisel Gelişim Yolculuğum

fenemolojik alan:)hımm..geçmiş ve isteklerle ilgiliyse susturamaz beni kimse:)..bana birşeyler katacaksa ağlamakta güzeldir hem negatif enerjiyi salıvermek lazım dimi..ama ne yazıkki internetten bulamadım filmi,başka bir güne kaldı.
ben de telkinleri dinlemeye devam ediyorum ama çevremde beni anlayacak bu konularla ilgili kimsenin olmaması,beni gözlemleyebilecek ve yorumlayacak hatta yönlendirebilecek hayatımın içinden birilerinin olmaması biraz zorluyo sanki.yine de devam sıkıntılar olumsuzluklar karşısında soğuk kanlı kalıp, kontrol etmeyi becerebilene kadar yola devam :))
 
Sevgili froya telkinlerden anlayanların değil anlamayanların sendeki değişimi ifade etmesi daha güzel inan. Bu yıl hatta geçen bir iki ayda yeni tanıştığım veya eskiden tanığım halde yeni yakınlaştığım kişilerden öyle güzel geri dönütler aldım ki. Bunları duymak harikaydı. Çünkü olmak istediğim beni anlatıyorlardı. Böyle olduğumu biliyordum ama böyle de göründüğümden pek emin değildim. Son zamanlarda aldığım en güzel manevi hediyelerden birisiydi. Ayrıca sen yaşadıklarını ve duygularını bizimle paylaşmaya devam et İstersen senin durumunla ilgili konuştuğumuz başlığı "Froya'nın Değişim Günlüğü" diye değiştireyim ve günlüklere taşıyayım. Oradan devam edebilirsin paylaşmaya.

http://www.hayatimdegisti.com/forum/diger-sorulariniz/621562-yardim-edersenizmutlu-olurum.html

Yazdığın gelişmeler de değişimden izler taşır ve sen bile bu değişimi net görebilirsin. Bazen yazmak bile kendime ayna oluyor. Yazarken değişen şeyleri keşfediyorum eskiden böyleydi şimdi ise böyle diyorum. Ve mutlu oluyorum.
 
haklısın canım.buraya değil belki ama ben günlük yazmaya başladım bir hafta falan oldu,kaptırıp gidiyorum bazen şaşıyorum kendime.içsel konuşmaları yazıya dökmek, dönüp okumak güzel oluyor.ama buraya yazarken gerilebileceğimi düşünüyorum açıkçası kendi kendime olduğum kadar rahat olamazmışım gibi geliyor.yinede denemekten zarar gelmez konunun ismini değiştirirsen ben de karalarım oraya arada:)..senin kişisel gelişim yolculuğunu daha fazla kişiselleştirmeden kaçıyım ben:))
 
sevgili sweet, öncelikle yazdıkların için çok teşekkür ederim... ben dünkü kaybolan ses :) bilmiyorum yazdıklarını okudum ama bir türlü açamadım. bende yeni üyelik oluşturdum. zaten artık kararlıyım sesimi bulacağım.. bundan bir kaç yıl sonra baktığımda nicki kaybolan ses olmasını istemezdim onun için iyi oldu.. tüm günlüğünü okudum. gerçekten hayran kaldım sanırsam bana yardım edecek kişi sensin beni tekrar hayatta döndürebilecek.. çünkü dediğin gibi okurken diğer yarımı görüyor gibi oluyorum belkide tesadüf denen bir şey yoktu. rastgele bulmuştum bu siteyi belki artık evrende değişmemi istiyordur kendi konumu bulmaya çalışacağım bulursam bazı sorular sormuştun onları cevaplayayım ya da bulamazsam yenisini açarım..
 
İnan bana nickinin kaybolan ses olmamasını istemiştim ben de dün. :)) Başlığın linkini yolluyorum şimdi.

Ha bu arada kendine yardım edecek bir numaralı kişi de sensin. Bunu aklından çıkarma. Sen istersen her şey olur sen istemezsen olmaz. Sevgiler.
 
Eveeet nerede kalmıştık? :) Az önce biraz arabesk takıldım. Bile isteye ruh halimi düşürdüm. Şimdi de eski halime döndüm bir iki neşeli bir şey dinlemeliyim. Asıl soru ben neden böyle yaptım? Tek başıma çok güçlüyüm. Tabiri caizse dünayı yerinden oynatabilirmişim gibi geliyor bazen. E o zaman sorun ne? Sorun ne kadar konuşsam da, indirek telkinlerde de bulunsam sevdiceğimin yeni durumumuza henüz alışamamış olması.

Ben kendi hayatım ve mesleğimle ilgili verebilceğim en cesur kararı vermişken onun da benim kadar güçlü olabilmesini istiyorum. Bu ayrı geçen zaman bir de bakmış bir gün bitmiş ve ben hep onun yanında olacağım. Sabırlı bir insan olmasına rağmen yine de endişelerini atamıyor. Ben iyiyim yerimi yurdumu belirledim. İşimde gücümdeyim. Çok harika insanlarla tanıştım. Öğrencilerim de harikalar. Hepsi kendine özel. Onlara yansıttığım enerjiyi öyle güzel cümlelerle geri yansıtıyorlar kiş bana çok çok mutlu oluyorum. Hedef defterimi de aldım yanıma ve buraya gelene kadar kapağını açmadım. Dün baktım gerçekleşenleri tek tek çizdim. Öyle rahatladım ki. Şu bayram tatilinin kaç gün olacağı belli olsa da planlarımı tam anlamıyla yapsam. Muhteşem olur. Evimi seviyorum, odamı seviyorum. Ev arkadaşımı da seviyorum. Her şey istediğim gibi. Çok şükür her şeyim var. Yeni taşınabilir bilgisayarıma alışmak biraz zaman aldı. Ama bu kadar uzun yazabildiğime göre epey alışmışım sayılır. :) İlçemizde geldiğimden beri hayrete düşmediğim ve gördüğüme şükretmediğim gün olmamıştı. Adaptasyonum tamam aslında. Sevdim be ben burayı. Ve yaşanabilecek tüm güzelliklere açtım kalbimi ve ruhumu.

Buraya geldiğim zaman etrafımdaki bir çok kişiye göre bir çok konuda şanslı olduğumu gördüm. Ben de değil yalnız bu şansımı çevremdekiler de gördü ve dile getirdi. Bunun için bile binlerce kez şükrettim.

Burada dua etmek, şükretmek en büyük kalkan. Büyükşehirden gelip küçük bir ilçeye yerleştim. Yine de kolayca alıştım. Aslında pencereden baktığımda öyle İstanbul'da olduğumu düşünsem çok da kolay kandırabilirim kendimi.

Bu arada daha önce hiç bu kadar huzurlu ve sessiz bir yerde bulunmamıştım. Tezimi de son haline bu huzur ve sessizlik ortamında getirebilirim.

Gelmeyi hiç hayal etmediğim bir yerde olmama rağmen tam da istediğim bir ortamda ve istediğim bir konumdayım.

Burada bulunduğum her an hep güzellikleri ve faydalı olanı paylaşmayı seçiyorum.

Önyargılarımdan her geçen gün biraz daha kurtulduğumunh farkındayım ve bu da bana inanılmaz bir keyif veriyor.

Teknolojiyi de aktif kullanabildiğim için şükrediyorum. Çok şükür okulumda beklediğimden de fazla imkanlar var.

Mutluyum, tek derdim HASRET.
Tek sıkıntım da onun alışamamış olması.

Bir yerde hak veriyorum. Ama bir yerde de geldiğim için bu kararı verdiğim için huzurluyum, gururluyum, mutluyum. Olmam gereken yerdeyim. Tam teslimiyeti seçiyorum. Burada yapmam gereken şeyler, dokunmam gereken hayatlar varmış demek. Kariyerimin başlangıç noktasından her geçen gün bir kademe daha ilerliyorum. Güzel deneyimlere açıyorum kendimi. Öğreteceğim ve öğreneceğim çok şey var. Bildiklerim ve bilmediklerim için de şükürler olsun.

Huzurum için şükürler olsun. Sağlığım için şükürler olsun. Sevdiklerim için şükürler olsun. Başarılarım için şükürler olsun.
 
Bu arada değiştirmek istediğim bir durum daha var. Bir huyum var: ben pek telefonda konuşmayı sevmem. Ama beni sevenler buraya geldiğimden beri berni arıyorlar, çok mutlu oluyorum ama sürekli onların aramasını beklemek haksızlık. Tamam sevdiceğimi, annemi, babamı, kardeşimi arıyorum ama düzenli olarak aramam gereken bir kaç kişi daha var sanırım bu durumu aşmak için kendime bir arama programı yapmalıyım.

Hmm Anthony Robbins yine içinizdeki devi uyandırın kitabında bu tarz br şeyden ve hayatımıza yapacağı olumlu etkilerinden bahsediyordu.

Aranmak da güzel aramak da insan sevildiğini hissediyor.

Buraya gelmeye karar verdiğim andan beri insanların gerçekten beni ne kadar sevdiklerini öyle güzel hissettim ki evet biliyordum onların beni sevdiğini ama hiç bu kadar yoğun bir sevgi hissetmemiştim.

O koşulsuz sevgiler var ya o güzel enerji benim en güzel ve en güçlü koruma kalkanım. Sonra aldığım dualar tüm sevdiklerim iyi ki varlar. Allah onları hayatımda var kılsın. :)

Hepsini ayrı ayrı, bazılarını çok daha fazla seviyorum. ;)


Yazmak ne iyi geldi ya. :))

Sizler de iyi ki varsınız dostlarım.
 
1.sayfayı okudum.Güzel bir paylaşım kendıme eziyet edip boşu boşuna olumsuz düşünüp ağlama durumu bendede var ve hala aşamadım iç sesim hep olumsuz aslında çok güler yüzlü bir insanım,sevecen,sakin ama yaşadığım hayal kırıklıklarından mı bilemiyorum.Bu telkinlerlede ağlama durumum baya arttı ama ağlamak istemiyorum ya içimiz kemiren olumsuz düşüncelerden bıktım usandımm..Allahım bana yardım et..........
 
Öğrencilerim bana çiçekler getiriyor. Öyle güzel kokuyor ki. İnsana müthiş bir yaşam enerjisi veriyor. Öğrencilerim bu çevredeki en saygılı öğrenciler. İşte bunun için çok şanslıyım. Her şey yolunda.

Dersler güzel gidiyor. Her geçen gün daha iyi hissediyorum sınıflarımda. Bazı geceler okulumun kız yurdunda nöbete kalıyorum orada da öğrencilerle yakından ilgilenme fırsatı buluyorum. Etütlerde onlara yardımcı oluyorum.

Bugünüme, sahip olduklarıma şükretmeyi hiç ihmal etmiyorum. Her şey için şükürler olsun.
 
her şeyin yolunda gideceğini söyledim ama dimi :)
 
Yurtta 100 ün üzerinde öğrencimiz var. Öğretmen başına 50-60 öğrenci düşüyor. Kendimi bazen abla bazen anne bazen de öğretmen gibi hissediyorum. Bazen arkadaşça konuşuyoruz kızlarla bazen öğretmen olduğumu hatırlatmam gerekiyor. Haftanın iki akşamı orada kalıyorum. Benim için de değişiklik oluyor. Orada bazı akşamlar çok hareketli geçiyor. Kuralları uygulatma ve yerleştirme ilk haftalar sorun olsa da artık o da oturmuş durumda. Öyle hikayelerle karşılaşıyorum ki bazen anlatmak mümkün değil. Öyle olaylar oluyor ki bazen anlamak mümkün değil. Ama her türlü bir şekilde ben aldığım sorumlulukların üstesinden geliyorum. Burada hem okulda öğretmenin hem de hayatta öğrenenim.

Ol iz vel. ;)
 
Uzun bir aradan sonra yeniden merhabalar. Günler günleri kovalıyor. Yarıyıl tatilime neredeyse 8 hafta kaldı. Nişan ve düğün tarihleri belirlendi. Okulda işlerim düzene girdi. İyice alıştım. Hem hayatımı hem de harcamalarımı planlı yapıyorum.. Burada para biriktiremezsin diyenlerin aksine gayet iyi para biriktirebiliyorum. Bereket ve bolluk her geçen gün bende ve çevremde artıyor. İlk öğretmenler günüm güzeldi. Ufak tefek hediyeler aldım. Müzikli bir program vardı. Sonra eve gelip kendime ilk öğretmenler günüm şerefine koca bir tepsi etimek tatlısı yaptım. Gitar çaldım söyledim. Eylül 10 dan sonraki günler nasıl bu kadar hızlı geçti hala anlayamıyorum. Burada insanlar çok çok sıkılma modunda ama ben sıkılacak vakit bulamıyorum. Sıkılan insanları anlamıyorum. Yapacak öyle çok şey buluyorum ki bazen aralarından eleme yapmam gerekiyor. Ev arkadaşımla spora devam. Spor yaparken yanıma bir arkadaş bulduğum için mutluyum. Pilates yapıyoruz. 7. katta oturduğumuz ve asansörümüz henüz çalışmadığüı için sporun çok faydasını görüyoruz. :D Hem de spor sayesinde okulda(ben yurtta da) daha enerjik oluyoruz.

Burada arkadaşlık konusunda sabrı öğrenmeliyim. Her geçen gün yeni yeni insanlarla tanışıyorum. İlk başta insanlar böyle bir yerde benim mutlu olmamdan, güçlü bir psikoloji ile durmamdan hatta taşan neşemden beni samimi bulmuyor gibime geliyor. BurdaBelki çocukça geliyorum onlara. Ama bu benim mutlu olduğum gerçeğini değiştirmiyor. Sadece özlüyorum. Ailemi, sevdiğimi, arkadaşlarımı ve İstanbul'umu... Ama inanıyorum yavaş yavaş frekansı yani enerjisi bana uygun insanları çekiyorum kendime. Ve çevremdekileri de etkileceyek bir şekilde benim ruh dünyam. Onlar beni tanıyacaklar zamanla yani sabır sabır sabır diliyorum. Tamam biraz sabırsız olabiliyorum. Yine de her durumda kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Kendimi olduğum gibi kabul ediyor ve seviyorum. Bana karşı ön yargılı davrananları koşulsuz sevgiyle seviyor ve affediyorum.

Yeni bir uyumlama aldım ve 21 günlük süreçteyim. Bu süre içerisinde titreşimim artacak şimdiden güzellikler hayatıma daha fazla ve net gelmeye başladı. O ön yargıyla duran insanları bile tavrı çok daha hızlı ve net değişmeye başladı. Yeni güzelliklere ve daha yüksek pozitif enerjilere açıyorum hayatımı.

En basitinden bugün taksici bile bana hayat konusunda çok olumlu bir mesaj verdi. Kendi adıma düşen hayatla ilgili hatırlatmayı aldım. Yaşadığın hayatın tekrarı yok ve bir çok şey için kendini üzmeye ve yıpratmaya değmez. Güzel olan ise ben bunun farkındayım. Ve çevremdeki insanlardan en az birinin de bunun farkında olması uygulayamasa bile hoşuma gitti. Malesef bu çevrede yerel halk da çok olumsuz ve karamsar. Onlara olumlu olmak gösterilmemiş yaşanan olumsuzluklarla huzursuzluğu ve karamsarlığı öğrenmişler. Bense inadına kendi çizgimde kalmayı ve eleştirmek yerine örnek olmayı seçiyorum. Örnek almayı seçmek ise onların sorumluluğunda...

Bu koşuşturmaca içerisinde yaklaşık 6 aydır yeni yıllık hedef planı yapmadığımı sevgili ceko sayesinde hatırladım. Tam da yeni bir hedef günlüğü oluşturma ayı aralık ayı hadi herkes defter almaya... Geçen yıl ki hedef defterim tabi ki yanımda. Ben de yeni hedeflerimi ona yazacağım tıpki şu başlıkta anlatıldığı gibi bir defter.

http://www.hayatimdegisti.com/forum...17ye-hazirlik-65440degisim-donusum-oyunu.html

Hadi hep birlikte yeni hedef günlükleri tutmaya başlayalım bu yıl da geçen yıl olduğu gibi. Verim aldığım için bu çalışmayı tekrar yeniden yapmak isteğim var bu yıl da.

Yakında kar yağacak diyorlar. Dışarıda sağlam bir fırtına var ama uğultusunu dinlemek bile insanda meditatif bir hava yaratıyor. Karlı dağları bazen sis bazen gün ışığı örtüyor bu bile insana huzur ve mutluluk verebiliyor. Meditatif çalışmalar konusunda fikirlerine değer verdiğim bir kişinin bana söylediği söz bu aralar çok favorim. Dedi ki bana "Ruh ritmi sever." Ruhsal çalışmalarda düzen önemlidir. Bu tavsiyeye uymaya ve çalışmalarımı aksatmamaya özen gösteriyorum.

Bazı öğrencilerim beni ayrı bir seviyor bu da benim çok hoşuma gidiyor. Ben de öğrencilerimi ayrı ayrı seviyorum. Hepsinin yeri ayrı. Sadece yeteri kadar çalışmadıkları zaman onlara yardımcı olamıyorum. Sadece yaptıklarının sonuçlarını göstermeye ve anlatmaya çalışıyorum. Çalışırsan ne olur çalışmazsan ne olur. Özellikle 9. sınıflarımın çalışma konusunda öğrenmesi gereken çok şeyler var.

Hayatıma davet ettiğim durumları özenli seçiyorum. Hayatıma özenli davranıyorum. Buna karşılık hayatta bana öyle davranıyor. Seviyorum, seviliyorum. Mutluyum.

Geçmişten gelen hala kendimle ilgili affetmem gereken durumlar var. Bunu yeni yeni fark edebilmek de güzel. Daha affetme ve özgürleşme yolunda almam gereken yollar var. Affetme çalışmalarında kendi yaptıklarımızı da affetmeyi asla ihmal etmeyelim.

Yine uzun oldu. :D

Mutlu, huzur ve sevgi dolu, ışıklı günlerimiz olsun.

Sevgiler.
 
bak bu yazını okurken yazının uzunluğu hiç dikkatimi çekmedi normalde sıkılırdım ama bu yazıyı okurken uff ne zaman biticek diye düşünmedim hiç :)) hem yazının uzunluğunun sıkıcı olup olmaması sorun değil önemli olan yazdığın yazıya zaman ayırıp bize gelişmelerini yazmandır. Buna saygı duyuyorum. Çok da güzel anlatmışsın kendini. Affetme çalışmaları ile ilgili bir meditasyon var biliyorsundur. Özlem hanımın çalışması bu zamanın varsa eğer uygulamanı tavsiye ederim.

Bu çalışmayla birlikte toplam 5 çalışmayı birden yürütüyorum ve bugün 17. günüm. Bu harika eski halimde ben hala birşeylerden şikayet ederdim ama şimdi mızmızlanmanın zamanı değil 6 hafta'dan fazla sedona frekanslarını dinledikten sonra orada birşeyi farkettim. O farkettiğim şey ise çalışmamın devamını getirebilmem için çok önemli olduğunu anlamıştım.. O çalışmamda ve sonraki başlayacağım çalışmalarımda çalışmalarımın devamını getirebileceğimi anlamıştım..

Basit bir yöntemdi bu.. İşte sedona frekansında farkettiğim şey ''yaptığım çalışmanın işe yarayıp yaramadığını kendime sormakla başlamıştım'' düşündüm ve işe yaradığına karar verdim. İşte tek başına bu soru bile o çalışmayı 6 hafta sürdürmeme yetti. Aslında herşey insanın kendisinde bitiyor. Bir çalışmaya başlayacak olan güçte bir insanı yapmasını istediği şeyi harekete geçirecek olan güçte insanın kendi içinde.. İşte bu gücü kullanabilmek için biraz çaba sarf etmek gerekir.. Bu gücü sweety biliyor bence evet evet biliyor.. :))

sweeet böyle güzel haberlerinin devamını bekliyoruz senden. Harikasın :)) Başarıların devamını diliyorum Sevgiyle kal.
 
sweet kafamı kurcalıyan birşey var.. Diyorsun ya hani ''Hiçbir şeyi kişisel algılamamayı,'' burada algılamamayı kelimesindeki me-ma kelimeleri bilinçaltı ayırtedemediğini biyerde okumustum ve bunun doğru olup olmadığını bile araştırmadan körü körüne inandım.. Şimdi bu inanç telkinlerdeki olumlamalarda hep kafamda bir soru işareti bırakıyor.. Eğer bilinçaltı me-ma kelimesini ayırt edemiyorsa o zaman o kelimeyi ''algılamayı'' olarak anlıcak dicemde 2 tane ma kelimesi yer alıyor iyice karıştı kafam dusun2..

Zaten birde sesli telkinlerin içeriğindeki cümlelere baktığımda ''Simdi ögreniyorsun...Diğer insanlarin onunde konusurken hic bir korku duymamayı'' bu tarz birkaç cümleyle karşılaştım ve açıkcası telkinlere olan güvenim sarsıldı. Neden dicek olursan korku duymamayı öğreniyorsun diyor bilinçaltına olumlu telkin verelim derken olumsuz mesaj vermiş gibi hissedip böyle bir korkuya sahip olacağımı düşündüğüm için açıkcası bidaha o telkini hiç dinlemedim.. ve birde özgüven meditasyonu vardı. Bunda da aynı sorunla karşılaştım yine aynı tarz cümleler ve yaklaşık 2 hafta kadar dinledim artık sıkılmaya başlamıştım sırf meditasyondaki o anlam veremediğim telkinler yüzünden bıraktım bana faydası dokunucağı yerde zararlı çıkaracağını düşündüğüm için senin bu konuda bir bilgin var mı ?
 
Yargılayanın sorunu yargıladığı kişi ile değil kendisi iledir. Yargılamak insanın en çok kendisi ile ilgilidir. Ve en çok insanın kendisini huzursuz eder.

Yeni yılda daha az ön yargıda bulunmayı ve insanları yargılamaktan uzak durmayı seçiyorum.

Sevgiler.
 
sweet kafamı kurcalıyan birşey var.. Diyorsun ya hani ''Hiçbir şeyi kişisel algılamamayı,'' burada algılamamayı kelimesindeki me-ma kelimeleri bilinçaltı ayırtedemediğini biyerde okumustum ve bunun doğru olup olmadığını bile araştırmadan körü körüne inandım.. Şimdi bu inanç telkinlerdeki olumlamalarda hep kafamda bir soru işareti bırakıyor.. Eğer bilinçaltı me-ma kelimesini ayırt edemiyorsa o zaman o kelimeyi ''algılamayı'' olarak anlıcak dicemde 2 tane ma kelimesi yer alıyor iyice karıştı kafam dusun2..


Kişisel algılamama kelimesinin anlamı benim zihnimde hiç de öyle değil çünkü bu bir kalıp o duruma ben de dikkat ediyorum. Konuşmalarımda ve yazılarımda olumsuzluk eki kullanmamaya ama "kişisel algılamama" kelimesi bana başka şeyler düşündürtüyor. Kişisel algılamamak için neler yapmak gerektiğini düşündürtüyor. O nedenle ben o kelimenin olumsuzluk ekinden hiç rahatsızlık duymamıştım onu yazarken.
 
Hala bazen içimden sabırsızlık taşıyor bazı konularda. Oysa ben biliyorum sabrın ürünü yemesi tatlı bir meyvedir. O sabırsız olduğum bazı konularda da sabırlı olmayı seçiyorum ve diğer konularda gösterdiğim sabrım için binlerce kez şükrediyorum. :)
 
ne de güzel yazmışsın sweet çok hoşuma gitti yazdıkların geçmiş öğretmenler gününde kutlu olsun inş. bir gün bende güçlü olmayı çözüm üretmeyi öğrenebilirim. bir öğretmenle konuşma imkanım varken: sen çok iyi bir öğretmensin ama lütfen sınıfta bir iki tane sessiz tip elbette vardır lütfen onlara iyi davran hatta diğerlerinden birazcık daha fazla ilgiyi hakediyorlar seviglerimle
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst