Mesut'un Günlüğü

Saol teşekkür ederim.Ben buraya 2-3 kez başvurmuştum.2-3 kez görüşmeye çağrıldım.Biraz şans diyebilirim ya da kısmet.Şuan işi yeni öğreniyorum.Benim için yeni bir sektör.Öğrenme aşamasındayım.Teşekkür ederim.Siz de ii ki varsınız.Herkes ii ki var :))
 
Bir kapı buldum.Oradan içeri girdim.Bu yeni hayata açılan bir kapıydı.Bana girerken biri bir kağıt verdi.Aynı hataları tekrarlama yazıyordu.Kendinden emin ol yazıyordu.Hayatında olumsuzluklar olacak onlara atkılmak yerine nasıl bu olumsuzluktan kurtulurum nasıl ders çıkarırım onu düşün diyordu.İlla ki seni sen yapacak güçlendirecek şeyler yaşayacaksın.Onlara bakış açın seni ya kuvvetli yapacak ya da güçsüz.Karar tamamen sana ait yazıyordu.Sen iste yeter ki.Ama yürekten iste.İstemekle kalma onun için bişeyler yap.Sürekli aklın yapacağın şeylerle dolsun.Geçmişe takılıp gelecek kaygısına takılıp kendini zincirleme diyordu.Bir adım at gerisi gelir yazıyordu.Biyrandan okuyor biryandan yeni hayata doğru ilerliyordum... :))) herkese ii geceler.Mutlu kalın :))

Yeni işin hayırlı olsun Mesut..Bu yazdığın yorumdan sonra zaten bu kapının açılmaması düşünülemezdi..
Ve daha önünde açılacak yeni kapılar,yeni fırsatlar var..Her geçen gün hayat, nice güzellikleri çıkaracak karşına..Olumsuzluklara karşı bakış açını ve azmini de takdir ettim..

Herşey en yüksek ve en yüce hayrına gerçekleşsin..

Sevgiler..actionsmile
 
Çok teşekkür ederim.Yine sıkıntılar yaşadığım oluyor ama hayat bu.Olumsuzluklara odaklanırsak daha çok seni buluyor.Ben yaşamaya odaklanıyorum...
 
Gecenin bir vakti.Yaşam yine tüm hızıyla akıyor.Daha yeni 6 mayısta cep telefonuma kaydettiğim bir ses kaydını dinledim.Orada demişim ki zaman akmıyor gibi görünse de çok hızlı akıyor.Ve herşey değişiyor.Ne yapacaksan yap erteleme.Kendime inandığımdan sevdiğimden bahsetmişim.Bakıyorum da 4 aydan fazla geçmiş.O zamandan beri işim değişti.Hayatımda hala eksiklikler var.Sorunlara değil çözümlere odaklanmak en iyisi.Zateb böyel düşündükçe hayat daha güzel oluyor.Yapabileceğini bilmek ve yapmak.Üzerine üzerine gitmek.Denize girmeden yüzme öğrenemezsin.Hayatında böyle olduğunu biliyorum.Uykum geldi sonra yazarım günlüğüm :)) Kendimi ve herkesi seviyorum.Herşeyi olduğu gibi kabul ediyorum.Gücüme yeteneklerime inanıyorum.İyi ki varım iyi ki varlar :))
 
iyiki varsin o zaman ::)
okurken huzuruna ve tatli yorgunluguna sahit oldum banada yasattin uykum geldi :):):)

devam et Mesut inanmaya devam...
 
Uzun süredir seni bekliyorum.Nerde kaldın be sevgili.Bak yüreğimi susturamıyorum.Sürekli konuşuyor sevilmek istiyorum diyor.Yüreğini çok ihmal ettin diyor.Ve anlatmaya başlıyor onu dinliyorum.Bir çocuk düşün diyor babasıyla bakkala geliyor.Babası kendi için bişeyler alıyor.Derken çocuğa bişey almadan çıkıyor.Çocuk durur mu daha girer girmez kafasında bişey almak varken hiçbişey almadan çıkmak istemiyor ?Ağlamaya başlıyor istediği şeyi gösteriyor ağlıyor babası önce hayır diyor sonra ise mecburen dediğini alıyor.Çocuğun yüzüne bir gülümseme yayılıyor.İşte bende bu durumdayım.Bakkal bir kalp benimse bu bakkaldan istediğim bir tutam sevgi.Çok şey mi istiyorum.Bak ağlarım ha :)artık sev diyor sevil diyor.Ama diyecek oluyorum hemen susturuyor beni.Evet diyor beni çok hırpaladın.Ben(kalbin) bile inandım inanmayıpta napsaydım.Sen her sözü beyninde tutuyordun.Hep onu düşünüyordun.Bana ise aşık etmek seni sevdirmek kalıyordu.Bu saf sevgiyi görmezden gelemezdim ki.Sen doğru olanı yaptın sevdin,sevmek kötü bişey değil ki !.Ama olmadı.İnsan en çok ilklerde zorlanıyor.En saf olduğu zaman o zaman.Sen de zorlandın.Geçti her şey.Şimdi önünde koca bir hayat var.Geçmişi düşünüp sevgiden vazgeçmek niye.Haydi kalk ayağı.Sevgi yolunda yürümeye başla.Bende sana eşlik edeceğim.Düşüncelerinde kendini gör bana da seni sevdirmek kalsın kendine seni aşık ettirmek kalsın.Göreceksin ki kendini sevdikçe sevgiyi bir mıknatıs gibi çekeceksin.Sevgi ile çoğalacaksın.O zaman anlayacaksın ki yaşamak yaşamak olacak.Sevgiyle kal :)
 
kumsal1980 Nickli Üyeden Alıntı
Sorunlara değil çözümlere odaklanmak en iyisi.Zateb böyel düşündükçe hayat daha güzel oluyor.Yapabileceğini bilmek ve yapmak.

çok güzel ya, zaten sorunlara odaklansaydık sanırım hala üzermizde muz yaprakları üstümüzde bambu çadırlar, kızları diri diri toprağa gömdüğümüz, bir dünyada yaşıyor olurduk varlık sebebimiz zaten çaba harcamak çalışmakken, olsaydı keşke demekle ancak kendimizi bitiririz.

geçen izlediğim çopra videosunda diyorduya: insanoğlu kendi mutluluğunuda kederinide kendi içinde yaratır ve bitirir, nasıl ki diyor eşinizin bir başka ilişkisi olduğunu duyduğunuzda kend kendimiz kalp vuruşlarımızı kan basıncınmızı adrenalimizi artırıp yıkım haline geçiyoruz, yada borsada ki kağıtlarımızın 5 ekatladığını duyunca aynı şekilde kendi mutluluğumuzu bedenimiz yaratıyorsa, gerçekten mutluluk içimizde kendimizi kandırdığımızı sanmış olma pahasınada olsa....
 
Hayatta herşey istediğim gibi gidiyor.Sürekli kendime yatırım yapıyorum.Nasıl daha kaliteli bir hayat yaaşrım diye soruyorum kendime. ta içimdem gelen bir ses kendini sev diyor.Sadece bu diyor.Hayata seni bağlayacak bu.Kendine aşık ol diyor.Şımart kendini diyor.Bakma sen insanlara insanlar kendini sevmez ve kendini acı çektirmek için uğraşırlar seni de o girdaba çekmeye çalışırlar.Girersin de o girdaba.kurtulmak istersin ama çeker seni kendine.Herşeyi bırak sev kendini.Kim ne derse desin kulaklarını tıka.Bugün,yarın ve hergün kendimi sevmeyi seçiyorum.Aslında mutlu olmayı seçiyorum...Seni seviyorum Mesut :))
 
Şunu görüyorum ki benim hayatta en büyük hatam çok düşünmem.Çok takılmam.Gidişata bıraksam herşey daha güzel olacak.Geçmişi silmek kolay olmuyor ki.En kötüsü farkında olup aynı şeyleri tekrarlamak.Ben yaşama kendimi kaptırmalıyım..
 
Bu hayatta yaşadığım en büyük duygu eksikliği aşk oldu.Nedense onu tam yaşamadım diye hep kendimi eksik hissettim.Sanki yüreğimden bir parça eksik gibiydi.Öyle hissettim.O gelse hayatım çok değişecek gibi hissederdim.Benim için bazı şeyler zordu.Kızlarla iletişimde zorluk yaşıyordum.Bundan dolayı da gözümde herşeyi büyütüyordum.Bu durumdan dolayı aşk benim için çok değerli bir konuma geliyordu.Onu elde etmek zor olmalıydı.Aşk öle kolay olmamalıydı.yaşıyordum ama zaman içinde bunun eksikliğini daha fazla hissetmeye başladım.Bir baktım ki hayat amacım haline gelmiş.Sevgi benim için herşeyden öndeydi.Para mevki önemsizdi.Böylece kendime acı çektirmeye başladım.Önce platonik aşık oldum.Korkuyordum ne derdim nasıl konuşurdum ya redderse.Uzaktan sevmeyi tercih ettim.Ne deolsa mutlu olman için görmen yetiyordu.İçindeki aşk ateşini canlı tutuyordum böylece.İlk kıza teklif ettiğimde hem kabul etmesini istiyor hem istemiyordum.O da zaten aracı ile teklif etmiştim.Kabul etmişti.Beni heyecan sardı.Ne de olsa kimseyle görüşmemiştim.karşımda insan değilde başka bir varlık vardı sanki beni bi heyecan sarmıştı.Bundan 10 yıl önceydi.Ne konuştuğumu bile bilmiyorum.Oda kısa zamanda bıraktı.Öleydi benim için hayat.hep iyi derlerdi.Sen buna layıksın şuna layıksın.Klasik sessiz sakin insanlara denen laflar işte.İletişim zorlukları yaşıyordum.Hayat benim için kabus olmaya başladı.Bu herşeye yansımaya başladı.Kendimi küçümsemeye başlamıştım.Üniveriste okuyordum ama kendimi küçük görüyordum.Herşey bitti.Hayatta yüzleştim.İş bulmalıydım.Onda da sorunlar yaşıyordum.İşe kabul edilirsem ne konuşacam ne diyecem nasıl çalışcam korkuları vardı.Gittikçe hayat zorlaşıyordu benim için.Neyse işe girdim.Bu sefer işi küçümsemeye başladım.Hayatıma soktuğum kişiler oldu.Kısa zaman da yine bitti.Yine terkedilen oldum.Kendimi çok kötü hissediyordum.Bişeyler eksikti.Bu durumdan kurtulmaya çalıştım durdum.Nerdeyse hergün kendime olumlamalar yaptım.İlla ki ilerleme olmuştur.Şuan diğer işe nazaran daha ii bir işteyim.Yine korkularım var biraz.En azından sorumluluk alacağım almak zorunda olacağım bir iş.Bu da benim açımdan ii.Evet içimdeki ses yine kork diyor bana.Kulak vermemeye çalışıyorum.İlişki konusunda da artık zamana bıraktım.Bugünlük bu kadar günlük...
 
Yarın mutlu olmayı seçiyorum.Ne olursa olsun kimse beni etkileyemez.Doğru bildiğim şeyi yapacağım.Kendim olmanın mutluluğunu yaşayacağım...
 
Yarın mutlu olmayı seçiyorum.Ne olursa olsun kimse beni etkileyemez.Doğru bildiğim şeyi yapacağım.Kendim olmanın mutluluğunu yaşayacağım...


Çok güzel bir karar. Ben de aynı şeyi düşünüyorum yarın için. Kendin olmak yolunda başarılar. 956k
 
Bir dünya yaratırız kendimize ve o dünyayı yaşarız.Ben kabullenmiyorum benim içimdeki dünya da yaşam var.Kendin olmak var.Sevmek var.Hayat var.O halde o dünyayı yaşamayı seçiyorum...Herkese günaydın.İyi ki varsınız...
 
Yaşamına dinginliği ve huzuru almışsın,tebrikler..Sevgiler..
 
Sevgili günlük günler olabildiğince hızlı geçiyor.Zaman denen nehrin içinden kendimi alıp biran olsun soluk almak istiyorum.Düşünceler bu kadar insanı hapseder mi ya.Alışkanlıklar işte.Aklıma fillerle ilgili okuduğum bir yazı geldi.FİLLER NASIL EĞİTİLİR BİLİR MİSİNİZ?
Fil daha yavruyken ayağından bir iple ağaca bağlanır.İp ne kadar çekiştirsede gücü ağacı devirmeye yetmediğinden kurtulmayı başaramaz.Zamanla büyüyen fil artık mücadele etmekten vazgeçmiştir.Öyle ki ipin ağaca bağlanmasına bile gerek kalmadan sadece ayağına bağlanması onu durdurmakta ve kaçmaması için yeterli olmaktadır.
Koca bir fil ayağına ip bağlı öylece kıpırdamadan dururken
gördüğünüz de sakın şaşırmayın.Çünkü o özgürlüğüne engel olan bir önyargıya sahiptir.Onun mahkumiyetinin sebebi ayağındaki ip değil kafasındaki önyargıdır.
İşte biz de aynı o fil gibi mahkum ederiz önyargılarımıza kendimizi.Doğru düzgün şans tanımadan sadece birkaç kez yaşadığımız olumsuzluklardan yola çıkarak yargılarız kendimizi.Zihnimizdeki mahkeme kısa sürer ki hakim verir kararı ÖMÜR BOYU HAPİS
Farkında olmamıza rağmen bugün bunu yapacam yarın şunu yapacam deriz ama her defasında yine aynı hayatı yaşamaya devam ederiz.Sürekli içimizle çatışma halindeyiz.Zaman gelir pes ederiz.Zamana teslim oluruz.Herşeyi oluruna bırakırız.Çok düşünsen sorun, az düşünsen zaman yiyor seni.Çünkü en güzel zamanlarını boşa harcamak insana çok koyuyor.Koskoca fil gibi zaman bize o kadar alışkanlık kazandır ki bizde eylemsiz kaldık.Sonra harekete geçenlere gıptayla baktık.Halbuki ürün aynı ürün...
Ben gece vardiyasıyım.Gündüz eve geldim.Uyumaya başladım.Bir ara uyandım.Ama tam kendimde değildim.Oda ya gittiğimi hatırlıyorum.Sonra tekrar yatağıma gittim.O an kardeşim geldi.Bana anımsadığım bişeyler sordu.Ben ise hiç alakasız bişeyler dedim.İşle ilgili bişeyler dediğimi hatırlıyorum hayal meyal.Akşam bana malzeme çıktı dediğini hatırlıyorum.Şuan aklıma geldi de gülüyorum.O kendimde olmadığım an aklıma geldi.Ne dediğimi kestiremediğim.Kardeşim akşam espiri yapar durur :))) herkese sevgi dolu günler dilerim.Nefes alıyoruz ya oda güzel.Ben kendimi seviyorum.İyi ki Mesutum :)
 
Dün bir kitap okumuştum.Orada şöyle bir cümle vardı.Ben geçmişin kalıntıları ve gelecek kaygısıyla yaşarken en önemli olan bugünü kaybetmişim.Anı yaşamayı bırakmışım.Benim de tam yaptığım buydu.Diğer kişi ise sadece anı yaşıyordu.Fark buydu.Anı yaşamak insanı ancak mutlu eder.Ama ben hep kaygılanırken geçmişe dalarken bugünümü harcıyordum.Sonuç olarak içimden bişey gelmiyor yaşamım kısır bir döngü halini alıyordu.Hergün birbirinin aynı gibiydi.Hareket halinde olan bişey ilerler.Hareketsiz kalırsan zaman seni yutar.Bu durumdan kurtulmaya çalışıyorum.Evet benim en büyük sorunum anı yaşayamamak.Sanki o anda değilimde zamanın başka yerindeyim.Ya geçmişte ya gelecekte...
 
Dün bir kitap okumuştum.Orada şöyle bir cümle vardı.Ben geçmişin kalıntıları ve gelecek kaygısıyla yaşarken en önemli olan bugünü kaybetmişim.Anı yaşamayı bırakmışım.Benim de tam yaptığım buydu.Diğer kişi ise sadece anı yaşıyordu.Fark buydu.Anı yaşamak insanı ancak mutlu eder.Ama ben hep kaygılanırken geçmişe dalarken bugünümü harcıyordum.Sonuç olarak içimden bişey gelmiyor yaşamım kısır bir döngü halini alıyordu.Hergün birbirinin aynı gibiydi.Hareket halinde olan bişey ilerler.Hareketsiz kalırsan zaman seni yutar.Bu durumdan kurtulmaya çalışıyorum.Evet benim en büyük sorunum anı yaşayamamak.Sanki o anda değilimde zamanın başka yerindeyim.Ya geçmişte ya gelecekte...

Çok doğru bir söz gelecek kaygısı olmadan sadece anı yaşamak

benim kafam güzel oldumu sadece anı yaşayabiliyorum ayıkken hep bi gelecek kaygısı düşünmekten günümüzü boşa harcıyoruz .

hepbi kısır döngü ile yaşıyoruz dediğin gibi

allah bizi ıslah etsin ne diyim kardeşimactionsmile

herşey gönlünce olsun actionsmile
 
Von YABANCI gepostete Videos: paraya ihtiyacımız yok,özgürlük yolu filminden [HQ] | Facebook

Christopher Johnson McCandless

(12 Şubat 1968 – 18 Ağustos 1992)

Alaskada vahşi doğada 5 aydan az bir süre yanında harita,pusula gibi ekipmanlar dahi olmadan,çok az malzemeyle yaşayan daha sonra açlıktan ölen gezgin.

1996'da Jon Krakauer McCandless'ın yaşamını Into the wild adıyla kitaplaştırdı.2007'de Sean Penn aynı adla filmini çekti. Krakauer'in kitabı 'Into the Wild', Washington DC'den hali vakti yerinde bir ailenin oğlu olan 24 yaşındaki Christopher McCandless'in hikâyesini anlatır. McCandless, 1992 yılında medeniyetten kopup tüfeği ve büyük bir bohça dolusu pirinçle, donmuş kırsala doğru yola koyulur. Yolda, bütün parasını yakar ve sahip olduğu tek haritayla birlikte ona medeniyeti hatırlatan her şeyi fırlatıp atar. Alaska'yı yürüyerek geçme konusunda başarısız olunca, bir zamanlar avcıların sığınak olarak kullandığı 1940'lardan kalma bir minibüsün içinde kamp kurar. Burada Nisan 1992'den, Ağustos 1992'de bitki zehirlenmesinden ölene kadar yaşar.

Bu filmi izlemenizi öneririm.Benim çok beğendiğim filmlerden biridir.Paylaşmak istedim...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst